16. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketine sigortalı.. plakalı aracın 16/09/2012 tarihinde karışmış olduğu kaza nedeniyle müvekkilinin malul kaldığını, bunun üzerine davalı sigorta şirketine karşı İzmir 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/143 esas sayılı dosyasında dava açılmış olduğunu, ancak davalı sigorta şirketinin şifaen dosyadan feragat edilmesi halinde bahsi geçen dosyanın ödeme yapılmak suretiyle sulhen kapatılacağının beyan edilmiş olduğunu belirterek, davadan feragat ettiklerini, buna rağmen davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline, her hangi bir ödeme yapılmadığına belirterek, trafik kazası sonucu müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlarının tazminine ilişkin İzmir 9 Asliye Ticaret Mahekemesinin 2013/143 esas sayılı dosyasındaki müvekkilinin, feragat beyanının iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; davacının İzmir 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/143 esas sayılı dosyasından feragat ettiğini, ayrıca İzmir 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/143 Esas sayılı dosyasından açılan davaya vermiş oldukları cevap dilekçesinde de belirttikleri gibi müvekkil şirket tarafından tanzim olunan poliçede sigortalı ...olduğunu, 16.09.2012 tarihli trafik kazası tespit tutanağında ise araç maliki Hamide TÜRK olarak gözükmekte olduğunu, trafik kayıtlarının celbi ile aracın ne zaman satış gördüğünün tespiti gerektiğini, dava konusu tafik kazasının vuku bulduğu tarih itibari ile geçerli olan Poliçe Genel Şartlarına göre aracın satış görmesi halinde poliçenin 10 gün içinde kendiliğinden geçersiz hale gelmekte olup, yeni malikin yeniden poliçe düzenletmesi gerekmekte olduğunu, müvekkil şirket nezdinde mevcut olan poliçe dava konusu trafik kazasını teminat altına alındığını belirterek, feragat kararı kesinleşmiş olduğundan, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2016 tarihli 2015/427 Esas 2016/774 Karar sayılı kararı ile; "Davacının gerçek kişi olduğu, karşısındaki davalının tüzel kişi olduğu, zaman zaman bu tür olaylarda sakat kalanın trafik kazasındaki, araç maliki veya sürücüsüne karşı açtığı davada toplumsal ve sosyal çevre baskısı veya akraba konu komşu baskısı, hatırlı kişilerin baskısı, yahut davaya muhatap olanların ekonomik durumları dikkate alınarak genelde bir tür manevi tazik altında davalarından feragat edildiği görülse de, feragat edilen İzmir 9 ATM nin dosyasındaki davalının bu şekilde bir gerçek kişi değil aksine bu tür olaylardan bu sakatlanmaları tanzim etmek üzere oluşturulmuş tüzel kişi, tacir olduğu, bu tüzel kişi tacirin yukarıda zikredildiği gibi davacı üzerinde sosyal, çevresel veya manevi baskı altına davacıyı alamayacağı, buna göre de davalının dosyamızdaki beyan ve delilleri arasında ödemeye dair bir bilgi ve belge de sunamadığından, davacının davasından vazgeçmiş olmasının hayatın olağan akışına düşmediği, yaşam deneyimlerine uygun düşmediği ve davacının davasından feragat etmiş olmasının iddia ettiği gibi davalı tarafından yapılmış bir ödeme vaadine dayalı hile veya hatadan kaynaklı olabileceği , feragatin geçerli olamayacağına kanaat getirildiği" gerekçesiyle, davacının İzmir 9 ATM den 2013/143 esas 2013/348 karar sayılı 04/11/2013 tarihli dava dosyasındaki feragatin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı sigorta şirketinin kararı süresinde istinaf ettiği, dilekçesinde; davacının İzmir 9 ATM den 2013/143 esas sayılı davadan feragat ettiğini, gerekçeli kararın tebliği üzerine öğrendiklerini, mahkemenin " davacının davasından vazgeçmiş olmasının davalı tarafından yapılmış bir ödeme vaadine dayalı hile veya hatadan kaynaklı olabileceği , feragatin geçerli olamayacağına" dair tespitinin hatalı olduğunu, davacının feragat etmesinin sebebinin müvekkili şirket olmadığı gibi, müvekkilinin feragatin iptali davası açılmasında da sorumluluğunun bulunmadığını, vekalet ücreti ve yargılama gideri ile sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın