12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'nun, ...isimli şahıs şirketinin sahibi olduğunu, işin ifası için gerekli olan gaz nitrasyonu işlemi için ise davacı şirketin ... Şti. ile beraber çalıştıklarını, davacı şirketin hiçbir zaman yaptığı işlerin faturasını günü gününe kesmediğini, müvekkilinin talebi üzerine ve defalarca ısrar etmesi üzerine kendi belirlediği tarihlerde müvekkiline fatura düzenleyip verdiğini, dolayısıyla davacı vekilinin fatura tarihleri ile ilgili savunmalarını kabul etmediklerini, müvekkilinin 100.000TL değerindeki kalıbını, işlemesi ve gaz nitrasyonu işlemini uygulaması amacıyla davacı şirkete teslim ettiğini, davacı şirketin, müvekkilinin kalıbına 31/07/2017 tarihinde 1.924,68TL karşılığında gaz nitrasyonu işlemi yaptığını, ancak bu işlemin davacı şirket tarafından usulüne uygun yapılmadığından faturaya konu malzemenin müvekkil tarafından kullanılamadığını, kalıba gaz nitrasyonu işlemini uygularken teknik hataya düşüldüğünü ve kalıbın önce sulandığı ardından ise nitrasyon işlemine geçildiğini, bu hususun araştırılması için bilirkişi incelemesi talebinde bulunarak kırık kalıbın hangi sebeple kırıldığını tespit etmek istediklerini, davacı şirketin gaz nitrasyon bedeli olan 1.924,68TL’yi telefon ile müvekkilinden şifaen talep ettiğini, müvekkilinin ise...Şirketi'nin kusurlu olduğunu 1.924,68TL’yi ödemeyeceğini, kendisinin bu hatalı işlem neticesinde 30.000,00 TL zarara uğradığını,davacı şirket yetkilisinin müvekkiline haklı olduğunu söylediğini, aradan 3 ay geçtikten sonra ise tekrar müvekkili arayarak gaz nitrasyon bedelini ödemesini istediğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek, haksız açılan davanın reddine, itirazın kabulü ile İstanbul 24.İcra Müdürlüğü’nün 2017/40566E. sayılı dosyasından başlatılmış olan icra takibinin iptaline, takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla lehine kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67 maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır. Dava konusu ihtilaf; davacının davalıdan aradaki iddia olunan ticari ilişkiden kaynaklı faturalardan dolayı bakiye alacağı olup olmadığı, bu alacağın likit olup olmadığı, davanın bu alacağa karşı ayıp def'inde bulunup bulunamayacağı, ayıbın süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının kötü niyetli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Dosyamıza getirtilen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.924,68 TL asıl alacak, 78,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.002,83-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı iddiası, davalı taraf savunması, tüm dosyadaki bilgi ve belgeler uyarınca davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava konusu ettiği ve davalıya kesilen faturalarda ayrıca gösterilen bakiye kısım 1.924,68 TL lik miktar üzerinden herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın davacının bu alacağının davalının iddia ettiği gibi ayıp nedeni ile talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında faturaya konu ayıbın davalı tarafça idda edilmesine rağmen bu iddiasını ispatlar bir tespit ve delilin bulunmadığı bir an için ayıbın bulunduğu kabul edilse bile tarafların beyanları uyarınca bunun gizli değil, açık ayıp olacağına kanaat getirilmiştir. Bu durumda tacir olan davalının bu ayıbı bildirim süreleri içinde usulüne uygun davacıya yapmış olması gerekir ki ayıp defi dinlenebilsin. 6102 sayılı yasanın 23/1-c maddesinde belirlendiği üzere iki gün içinde davacıya ihtar etmesine gerekmesine, ayıbın teslim anında açıkça belli olmamaması halinde malın teslim alınmasından itibaren 8 gün içinde incelenerek ayıplı bulunması halinde davalının durumu davacıya ihbar etmesine rağmen, davalı tarafça dosyaya bu hususta itirazların süresinde yapıldığını gösterir bir delil sunamadığı dayanılan noter ihtarnamesinin ise 6102 sayılı yasanın 18.maddesindeki basiretli tacir tanımına uymayan şekilde, yasada öngörülen süreden çok sonra çekilmiş olduğu ve bu nedenle hüküm doğurmayacağı anlaşıldığından davalının ayıp defi savunmasını dinlenemeyeceği, davacının talebinde haklı olduğuna kanaat getirilmiştir. Kabul edilen miktar davalı kabulünde olup, likit olduğundan davacı lehine ayrıca takdiren bu değer üzerinden %20 oranında hesaplanan inkar tazminatına davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın