23. Hukuk Dairesi
23. Hukuk Dairesi 2016/5566 E. , 2018/5329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalının alacağının muazaalı olduğunu, takibinin dayanağı olan bononun alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını ileri sürerek davalının sıra cetvelinden çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ispat yükü üzerinde bulunan davalının, alacağının gerçek bir borç ilişkisine dayalı bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında, kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmesi, sıranın değiştirilmesine ya da iptaline ya da sıra cetvelinin iptaline karar verilmemesi gerekir. Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulmalıdır.
Bu durumda mahkemece, sıra cetveline itiraz davalarında kurulması gereken hüküm şekline uygun olarak, sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalının sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesi doğru olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtildiği şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.