8. Ceza Dairesi
Gereği görüşülüp düşünüldü: Suça konu eylemin bir bütün halinde TCK'nun 294/1-3. madde ve fıkrasında düzenlenen "Kaçmaya imkan sağlama" suçunu oluşturduğu mahkemece ayrıca TCK'nun 283. maddesinde düzenlenen "Suçluyu kayırma" suçundan beraat hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu suça ilişkin verilen karar bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, bir nedene dayanmayan temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.11.2018 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece aynı fiilden dolayı ''Suçluyu Kayırma'' suçundan Beraatine ''Kaçmaya İmkan Sağlama'' suçundan TCK.nun 294/1, 294/3, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin hükmün onanması yönündeki sayın çoğuluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılma olanağı olmamıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2010 tarihli iddianamesiyle, Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/45 esas sayılı dosyasında adam öldürmek suçundan aranmakta olan ... 'in, kolluk görevlilerince yakalanıp polis merkezine götürülmek istenirken sanığın taşıdığı bıçağı polis memurlarına karşı kullanmak için ...'e verdiği ve birlikte olduğu kalabalık grubun yardımı ile olay yerinden kaçmasını sağladığı iddiasıyla Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Suçluyu Kayırma suçlarından TCK.nun 265/1-3-4, 283/1 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış, sanığın her iki suçtan mahkumiyetine ilişkin Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2012 tarihli kararı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.08.2014 tarihli ilamı ile ''Suç tarihinde Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/45 esas sayılı dosyasında adam öldürmek suçundan aranan Yüksel Şahin'in görevli polis memurlarınca yakalanıp karakola götürülmek istenirken taşıdığı bıçağı görevli polis memurlarına karşı kullanmak üzere ...'e veren ve kendisi ile birlikte hareket eden kalabalık grubun yardımı ile olay yerinden kaçmasını sağlamak şeklindeki kabul edilen sanığın eyleminin bir bütün halinde5237 sayılı TCK.nun 284/1-3. maddesinde düzenlenen kaçmaya imkan sağlama suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden iki ayrı suç kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamına uyan yerel mahkemece bu defa suçluyu kayırma suçundan Beraat, kaçmaya imkan sağlamak suçundan TCK.nun 294/1, 362. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. Sanığın aynı ve tek fiili vasıftan ikiye bölünerek bir taraftan Beraat diğer taraftan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesinde; ''(1) Hüküm, ancak iddianemede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve daili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.'' düzenlemesi yer almaktadır. Gerek 1412 sayılı CMK.nun yürürlükte olduğu dönemdeki kanunun 257, gerekse 5271 sayılı CMK.nun yürürlükte olduğu dönemdeki kanunun 225. maddeleri uyarınca fiilin nitelik yönünden iki bölünerek aynı fiilden dolayı hem mahkumiyet hem de beraat kararı verilmesi kanuna aykırılık olarak kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2017 tarih ve 2016/7-64, 2017/40 sayılı kararı ile bir çok kararda ''Maddeden de anlaşılacağı üzere hükmün konusun iddianemede gösterilen fiildir. Mahkeme, fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden iki bölünerek aynı fiilden dolayı hem mahkumiyet hem de beraat kararı verilmesi, Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır. Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 4733 ve 5607 sayılı Kanunlara muhalefet suçlarından açılan kamu davasında, sanığın iddianemede ''kaçak sigara bulundurma'' şeklinde gösterilen ve mahkemece de bu şekilde kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulması gerekirken, tek olan fiil nitelik yönünden iki bölünerek 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle hükmün karıştırılması, CMK.nun 225. maddesine aykırıdır. Yukarıda belirtilen bozma nedenine göre ortada hukuken geçerli bir hüküm bulunmadığından, diğer hukuka aykırılıklar bu aşamada incelenmemiştir.'' denilmek suretiyle aynı fiilden dolayı hem mahkumiyet hem de beraat kararı verilemeyeceği, bunun kanuna aykırılık teşkil edeceği ve kararın bozulması gerektiği hususu açıkça vurgulanmıştır. Yerel mahkemece de sanığın aynı ve tek fiili nitelik yönünden ikiye, bölünerek ''suçluyu Kayırma'' suçundan Beraat, ''Kaçmaya İmkan Sağlama'' mahkumiyet kararı verilmek suretiyle kanuna aykırılık oluştuğundan hükmün bozulmasına karar verilmelidir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 13.11.2018
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın