15. Ceza Dairesi
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılanın cep telefonunu arayan bir şahsın kendisini Mamak İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli emniyet amiri olarak tanıttığı ve yapılan bir soruşturma kapsamında kimlik bilgilerinin kullanılarak terör örgütü tarafından banka hesaplarının boşaltılacağını tespit ettiklerini söylediği, "telefonu savcıya veriyorum, savcıyla görüşün" diyerek telefonu başka bir şahsa verdiği, telefonu alan şahsın "ben savcıyım arkadaşların dedikleri doğru onların söylediklerini yapın" dediği bunun üzerine katılanın banka hesabından 20.000,00 TL parayı çektiği ve yanına gelip kendisini polis olarak tanıtan sanık ...’e verdiği, sanıkların bu şekilde atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda; telefondaki şahısların kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 07/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın