4. Ceza Dairesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılanın, evli olan sanık ... ile temyize gelmeyen diğer sanık ...'in kiracı olarak oturdukları evi satın aldığı ve noterden ihtarname çekerek evi boşaltmalarını istediği, olay günü sanıkların, katılanın doktor olarak görev yaptığı devlet hastanesine gittikleri ve katılanın odasında katılana evi satın almak istediklerini söyledikleri ancak katılanın evi satmayacağını söylemesi üzerine ani şekilde gelişen olayda sanık ...'in, katılana hitaben kafasını sallayarak "sizinle sonra görüşürüz" şeklinde sözler söylediği, temyize gelmeyen diğer sanık ...'nın da "biz evi sizden almayı biliriz, siz kendinizi düşünmüyorsanız, çocuğunuzu da mı düşünmüyorsunuz" dediği, katılanın bu sözlerden rahatsız olduğu ve sanıkları odasından dışarıya çıkarttığı, katılanın odasından çıktıktan sonra hastanede temizlik görevlisi olarak çalışan tanık ...'un aşamalardaki yeminli beyanıyla doğrulandığı üzere temyize gelmeyen diğer sanık ...'nın, katılana hitaben "Sırrı Yırcalı'da okuyan oğlunuzun ismi Atilla değil mi" şeklinde söylediği olayda, sanık ...'in olaydan önce ne şekilde birden fazla kişi ile birlikte tehdit etme iradesinin bulunduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle TCK'nın 106/2-c maddesi uyarınca hüküm kurulması, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap