8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/11395 E. , 2013/13153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :........ Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ........
............San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... aralarındaki ........ davasının reddine dair ... 2. ........ Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.11.2012 gün ve 2665/1860 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.09.2013 .... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. .... Yiğit geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ........ kişi vekili, ... 13. ........ Müdürlüğü’nün 2011/18745 sayılı ........ dosyasında yapılan 14.10.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı ........ kişiye ait ........ yolu ile alınmış faturalı eşyalar olduğunu, ........ ödemelerinin devam ettiğini, borçlunun ........ kişinin kardeşi olmakla birlikte haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını belirterek ........ iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı alacaklı vekili, dava dilekçesinde dava değerinin belirtilmediğini ve dava değeri üzerinden zorunlu harç tutarının yatırılmadığını, ........ iddiasını kanıtlamaya elverişli delillerin de sunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: Takibin devamına yönelik kararın 15.12.2011’de ........ kişi vekiline tebliğ edildiği, ........ davasının 7 günlük yasal hak düşürücü süreden sonra 23.12.2011’de açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ........ kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ........ kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “........” davası niteliğindedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesinde: “ Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını ........ edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde ........ edenlerin........inden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan Kanun’un uygulanmasına dair Yönetmeliğin “Meslek ve sanat erbabına tebligat” başlıklı 26. maddesinin ikinci bendinde ise: “ …(2) Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. …” denilmektedir.
Somut olaya gelince, davacı ........ kişi vekili adına çıkartılan takibin devamı kararı 15.12.2011’de avukatın çalışanı imzasına tebliğ edilmiştir. Ne var ki yapılan tebliğ işlemi yukarıda değinilen yasal düzenlemelere uygun kabul edilemez. Bu nedenle tebliğ anı olarak davacı tarafın beyan ettiği öğrenme tarihinin dikkate alınması gerekir ki bu koşullarda ........ davası 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Bununla birlikte davacı ........ kişi mahcuzları ........ sözleşmesi ile aldığını, ........ ödemelerinin ise devam ettiğini iddia ve kabul etmektedir. 6361 sayılı ........” başlıklı 23. maddesinde: “........ ........lama konusu malın mülkiyeti ........layana aittir…” denilmektedir. Bu husus, 3226 sayılı Kanun’un 9. maddesinde de yer almaktaydı.
Diğer yandan İİK’nun 96/1. maddesi gereğince genel haciz yolu ile ........lerde ........ iddiasında bulunan ........ kişi, mülkiyet, rehin, vb. haklardan birisine dayanabilir. ........ ........lama sözleşmesi kapsamındaki ........cılık ilişkisinden kaynaklanan şahsi haklarını ........ iddiası yolu ile alacaklılara karşı ileri sürememesi gerekir. Bu durumda davacının ........cı sıfatı ile açtığı davada yine işin esasına girilmeden ancak bu kez taraf sıfatı yokluğundan red kararı verilecektir. Bu koşullarda verilen karar sonucu itibarı ile doğru olduğundan davacı ........ kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan ........ Tarifesi’nin 7/2. maddesinde: “… (2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere ........ kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur...” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hüküm karşısında davalı alacaklı yararına hükmedilebilecek vekâlet ücreti 440,00.-TL’sini geçmemelidir. Davalı alacaklı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Davacı ........ kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının . bendindeki “…7.300,00.-TL…” ibaresinin çıkartılarak yerine “…440,00.-TL…” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.