Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak; uzlaştırmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; .... Ticaret ünvanlı işyerini işleten sanığın 1928 doğumlu yalnız yaşadığı ileri sürülen katılanın evine gelip ilk satışını yapmasını müteakip 12/02/2008 tarihinde tekrar gelerek ona "... ilk alışverişiniz nedeniyle çekilişimizden çamaşır makinası ve televizyon kazandınız, bu hediyeleri size teslim edebilmemiz için firmamızdan yeni bir alışveriş yapmanız gerekiyor.." vaadiyle onu kandırıp aynı tarihli satış sözleşmelerini imzalamasını sağlaması sonradan da sözleşmeye konu mal bedellerinin ödenmediğinden bahisle 17/05/2008 tarihinde sözleşmelere dayalı icra takibi başlatması eyleminin "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda; sanık savunmaları, katılanların beyanları, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı satış nedeniyle hileli hareketleri nedeniyle haksız kazanç sağlayıp sözleşme imzalatması nedeniyle dolandırıcılık suçu sübut bulduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.