15. Ceza Dairesi

Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler .... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda ....Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.10.2017 tarih ve 2017/24621-15204 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ....1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.12.2017 tarih ve 2017/6486 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.10.2018 gün ve 94660652-105-55-6140-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2018 gün ve 2018/89013 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müştekinin olaya konu belgeyi borcunu ödemek amacıyla şüpheli ...'nın çalışanı olan ... lehine tanzim ettiğini, belgeyi bu haliyle ...'ya teslim ettiğini, belgenin aynı şahıs tarafından ibraz edildiğini, bu esnada belge arkasında... ismine atfen herhangi bir ciro yazısı ve imzası bulunmadığını, belgenin karşılıksız kaldığını, ardından lehtar ... l ile ibraz eden ... isimlerine atfen atılı bulunan ciro yazılarının arasına .... ismine atfen ciro yazısı ve imzası konulduğunu, belgenin bu haliyle .... tarafından icra takibine konu edildiğini ileri sürmesi ve şüpheli Abbas Kaya'nın alınan ifadesinde ismine atfen atılı bulunan yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını düşündüğünü, kendisi yerine oğlu ... tarafından imzalanmış olabileceğini beyan etmesi karşısında, belgenin ibrazı anında arkasında ... ismine atfen ciro yazısı ve imzası bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılarak gerekirse yazı ve imzanın sahte olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerekirken, herhangi bir işlem yapılmadan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap