23. Hukuk Dairesi
23. Hukuk Dairesi 2013/151 E. , 2013/2099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davalılar-karşı davada davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ile davacı-karşı davalı vekili Av. ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Asıl ve karşı dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece asıl davanın kabulü ile 139.576,00 TL cezai şart alacağının davalı yükleniciden tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir. ...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar- karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. ...-Taraflar arasındaki 04.03.2003 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaat yapılacak ... no’lu parselin aynı ada içerisinde bulunan ... ve ... no’lu parseller olmadan imar parseli olamayacağı, ... ve ... no’lu parsel maliklerinin dava dışı bir şahısa arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmış olması nedeniyle bu parsellerin dava konusu parselle birleşerek imar parseli oluşturması mümkün olmadığından ifa imkansızlığı nedeniyle sözleşme geçersiz hale gelmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ifasının imkânsız olması nedeniyle gereğinin yerine getirilmesi mümkün olmadığından taraflar sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsilini isteyemezler. Mahkemece bu durum dikkate alınmaksızın arsa sahiplerinin cezai şart isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de, yanlar arasında imzalanan sözleşmenin .... maddesinde “ bu anlaşma arsa sahibi / yüklenici tarafından bozulduğu takdirde, arsa sahibine/ müteahite o mevkiide, aynı mahal şartlarında yapılmış bir dairenin rayiç bedeli kadar şartı ceza ödeyecekleri” kararlaştırılmış olup,bu hüküm dönme cezası olarak nitelendirildiğinde sözleşmeden dönen taraf davacı olduğu için dönme cezası istenemez.Seçimlik ceza olarak nitelendirildiğinde ise davacı taraf sözleşmeyi feshettiğinden cezai şartın davalıdan tahsili mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece asıl davada cezai şartın tahsili isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, karar bozulmalıdır.