4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2016/5234 E. , 2019/370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... (...) aleyhine 12/05/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/02/2016 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 29/01/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalı asıl ... (...) ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının ... Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesinde ebe olarak görev yaptığını, davalının dava dışı hastanın doğumunu gerçekleştirdikten sonra bebeğin göbek kordonunu ameliyathanede temizlik işlerinde görevli olan hizmetliye kestirdiğini, bu esnada bebeğin sol el küçük parmağının kesildiğini, Adli Tıp incelemesinde göbek kordonunu kesen kişinin özensiz davrandığının ortaya konulduğunu, ayrıca sağlık personeli dışında bir görevlinin göbek kordonunu kesmesi halinde sorumluluğun doğumu gerçekleştiren kişide bulunduğunu, davalının ...
2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/1184 Esas sayılı davasında cezalandırılmasına karar verildiğini, dava dışı hak sahipleri tarafından hizmet kusuru nedeniyle ... İdare Mahkemesine açılan 2007/480 Esas sayılı tazminat davasında, davacılara tazminat ödenmesine karar verildiğini, hak sahiplerine ödeme yapıldığını belirterek kurumun uğradığı zararın davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kusurlu olduğu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olarak zarar görenin haklarına halef olur. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Diğer bir deyişle; olay nedeniyle idare mahkemesince hükmedilen tazminat miktarını ödeyen davacı idare, kusuru oranında sorumlulara rücu edebilir.
Dosya kapsamından, davalının ebe olarak görev yaptığı, doğum esnasında dava dışı bebeğin göbek kordonunu dava dışı temizlik görevlisine kestirdiği, bu esnada bebeğin parmağının kesildiği, dava dışı bebeğin anne ve babası tarafından davacı idare aleyhine tam yargı davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacı idare aleyhine tazminata hükmedildiği, bu kez idare tarafından hak sahiplerine ödenen tazminatın rücuen tahsilinin istendiği, mahkemece davalının kusur oranı belirlenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, davalının dava konusu olayda kusur oranının bilirkişi incelemesi ile belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.