İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Devam etmek için kayıt olun
Ücretsiz hakkınızı kullandınız.
Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.
Karar Etiketleri
14.03.2019
KALDIRILMASINA
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Ceza Hukuku
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları; asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Keza Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde, denetlenen mahkeme kararının, belirlenen maddi vakıa kapsamında uygulanan usul hukuku ve maddi hukuk kurallarının olaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesinde gerek kendi içerisinde, gerekse gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki olmamalı, mahkeme kararı bütünsellik esasına uygun olmalıdır. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Gerekçe ile hüküm arasında çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, Yargıtay tarafından re’sen bozma sebebi teşkil edecektir. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmında, davalı işçinin çalıştığı sırada öğrendiği bilgilerin, ticari sır olarak kabul edilmediği, cezai şart koşulunun gerçekleşmediği denildikten sonra, bu gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde, bu defa iş sözleşmesindeki rekabet yasağına ilişkin sınırlamanın davalının çalışma özgürlüğünü tamamen ortadan kaldıracak oranda olduğundan rekabet yasağı kaydının geçersiz olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar verildiği görülmüştür.HMK'nın 353/1.a.maddesinde ilk derece mahkemesi kararlarının usul yönünden incelenmesi düzenlenmiştir. Usuli incelemenin kapsamı HMK'nın 353/1.a. maddesinde altı bent halinde sayılmıştır. Ancak bu sayımın sınırlı olmadığı, Yargıtayın mutlak temyiz sebebi olarak kabul ettiği tüm konularda (mutlak istinaf sebeplerinin mevcudiyeti halinde) bu maddenin uygulanması gerekir (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf, Ankara - 2009, s.305). Somut olayda, mahkemenin çelişen gerekçelerle karar verildiği ve kararın bu haliyle istinaf incelemesine elverişli bir karar olmadığı anlaşılmaktadır.O halde, davada, cezai şart alacağı ve bu alacağı aşan maddi zararın tazmini istenmiş olduğuna göre, sözleşmedeki rekabet yasağına aykırılığa ilişkin düzenlemenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
HMK md.353/1
K6098 md.447
HMK md.298/2
K6098 md.298
HMK md.297