19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/12960 E. , 2013/17743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Asıl davada davacı vekili; davalı ...'ın kötüniyetli olarak 52.000,00 TL bedelli bir senede dayanarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, zira davalı ...'ın senette kefil sıfatıyla imzası olan dava dışı ...'in yeğeni olduğunu, senet lehdarı olan davalı ...'ün ise ... ile birlikte iş yaptığını, ...'in satın aldığı bir malın bakiye 2.000,00 TL borcu için müvekkilinden kefil olmasını istediğini, müvekkilinin kefil olduğu inancıyla senede imza attığını, öte yandan müvekkilinin ...'den olan başka bir alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde ...'in taşınmazının satışının istendiğini, bu taşınmazın zemin katındaki bakkalı da yeğeni olan davalı ...'ın işlettiğini, ...'in bu borçtan kurtulmak için davalıları kullandığını, malen kayıtlı olan senetteki 2.000,00 rakamının önüne ''5'' rakamı ilave edilerek senette tahrifat yapıldığını, davalı ...'ün ve ...'in ceza soruşturması sırasında alınan ifadelerinden senedin bedelsiz olduğunun ve davalı ...'ın kötüniyetli olduğunun anlaşıldığını, senetteki malen kaydı talil edildiği için ispat yükünün davalılarda olduğunu belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davalı ...'ın asıl davadaki nedenlerle 48.000,00 TL bedelli bir senedi icra takibine konu ettiğini, senedin bedelsiz olduğunu, müvekkilinin sadece 2.000,00 TL bedelli bir senedi kefil olarak imzaladığını, 48.000,00 TL bedelli bir senet imzalamadığını, senette tahrifat yapıldığını belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davaya konu her iki takip dosyasında da alacaklının davalı ... borçlunun davacı olduğu, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında davalı olarak takip alacaklısının gösterilmesi gerektiği, takip alacaklısı konumunda olmayan davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceği, ispat yükünün davacıda olduğu, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacı vekili her ne kadar davalı ...'in savcılık beyanında elden verdiği paraya karşılık bu senetleri aldığını beyan ederek senedin ihdas nedenini değiştirdiğini bu nedenle ispat yükünün davalılara geçtiğini iddia etmiş ise de davalı ...'in davada taraf sıfatı olmadığı gibi savcılık beyanının yalnızca kendisini bağlayacağı, davalı ...'in kötü niyetli olarak takibe konu senetleri ele geçirdiğine yönelik delile rastlanmadığı, keşideci ile lehdar arasındaki şahsi defilerin ve asıl borç ilişkisinin iyi niyetli meşru hamili olan davalı ...'a karşı ileri sürülemeyeceği, 52.000,00 TL'lik senette tahrifat yapıldığına yönelik iddianın ise ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/96 Esas sayılı dosyasında incelendiği ve dosyada alınan adli tıp raporu ile senette herhangi bir ilave yapıldığına dair bulgu saptanamadığının tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...'e karşı açılan asıl ve birleşen davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ...'a karşı açılan asıl ve birleşen davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.