11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/1742 E. , 2013/2434 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08...2011 tarih ve 2009/125-2011/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'in mirasçısı olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında 1999 yılında yapılan edisyon sözleşmesiyle müvekkilinin hak sahibi olduğu eserlerin pazarlanması ve bu faaliyetten elde edilen gelirin %95'inin davalı şirkete, %5'inin ise davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, oysa gerek ... dışında gerek Türkiye'de bu tür sözleşmelerde editör-eser sahibi paylaşım oranlarının ortalama %30 editör, %70 eser sahibi şeklinde olduğunu, müvekkilinin bilgisizliği ve tecrübesizliği nedeniyle sözleşmenin bu şekilde yapıldığını, sözleşmenin bu hükmünün hukukun emredici kurallarına, ahlaka ve insan haklarına aykırı olduğunu, öte yandan sözleşmenin süresinin de kabul edilemeyecek kadar uzun olduğunu ileri sürerek, Borçlar Kanunu'nun ... ve 20. maddeleri ile Medeni Kanun'un .... maddesi uyarınca 6/9/1999 tarihli sözleşmenin bütün olarak hükümsüzlüğünün tespitine, bu mümkün olmazsa belirtilen hükümlerinin batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ''sözleşmenin imzalanmasından ... yıl geçtikten sonra dava açılmasının kötü niyetli olduğunu, irade fesadının bulunmadığını, sözleşme gereği davacıya önemli miktarda ödeme yapıldığı, hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden bu ödemeleri tahsil eden davacının şimdi bilgisiz olduğunu ileri süremeyeceğini, sözleşmenin kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde bulunmadığını, sözleşme konusu ... tarafından üretilen eserlerin klasik müzik olması nedeniyle Türkiye' de dinleyicisinin az olduğunu' savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, Borçlar Kanunu'nun ... ve 20. maddelerine dayalı hükümsüzlük ya da geçersizlik taleplerinin her zaman ileri sürülebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.... maddesindeki düzenlemenin davacının ekonomik varlığını ve geleceğini tehlikeye düşürecek nitelikte bir hüküm olup, davacının 50 yıldan fazla bir süre daha davalıya bağımlı olmasının ve sektörel rayiçlere göre %60-%70 pay alması gerekirken davacıya %5 gibi sembolik bir pay ödenmesinin sözleşme konusu eserlerden elde edilen gelirin neredeyse tamamına davalının sahip olması anlamına geleceği, bunun genel ahlaka aykırı olduğu, sözleşmenin bu en önemli paylaşma hükmünün geçersizliğinin tespiti halinde diğer hükümlerinin ayakta kalmasının mümkün bulunmadığından sözleşmenin tamamının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi gerektiği, ancak sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen süre içerisinde davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın alınması ve sözleşmenin bu kadar süre uygulanmasından sonra geriye doğru hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne taraflar arasındaki 06/09/1999 tarihindeki sözleşmenin tamamının dava tarihinden itibaren ve geleceğe yönelik olarak hüküm doğurmak üzere hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava taraflar arasındaki sözleşmenin batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup,mahkemece sözleşmedeki gelir paylaşımına ilişkin maddelerin genel ahlaka aykırı olması nedeniyle sözleşmenin ileriye yönelik olarak hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiştir.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun .../1.ve .... maddesi uyarınca "Bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği hudut dairesinde, serbestçe tayin olunabilir. Kanunun kat'i surette emreylediği hukuki kaidelere veya kanuna muhalefet, ahlaka (adaba) veya umumi intizama yahut şahsi hükümlere müteallik haklara mugayir bulunmadıkça, iki tarafın yaptıkları mukaveleler muteberdir". Aynı kanunun 20. maddesine göre de "Bir akdin mevzuu gayri mümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır". Anılan hüküm uyarınca, aktin yapıldığı sırada objektif olarak imkansız olması hukuka yahut ahlaka aykırı olması durumunda akit batıl olacaktır.
Somut olayda davacı, sözleşmenin yapılması aşamasındaki paylaşımın %95-%5 dahilinde olduğunu, kendisinin bu konudaki tecrübesizliği nedeniyle paylaşımın bu şekilde gösterildiğini, sözleşmenin süresi de değerlendirildiğinde bu şekilde devamının kendisi için dayanılmaz hale geldiğini ileri sürmektedir. Mahkemece sözleşmenin genel ahlaka aykırı olduğu kabul edilmiş ise de, 14.01.1948 tarih ve E/30- K/... sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kanun ve ahlaka aykırılığın belirlenmesinde ülkenin genel ahlak telakkilerinin göz önünde tutulması gerekir.
Bu durumda, mahkemece, hükümsüzlüğü istenen sözleşmenin paylaşıma ilişkin hükümlerinin serbetçe kararlaştırıldığı, kanuna ve ahlaka aykırı bulunmadığı ve ayrıca da sözleşmenin taraflarca yaklaşık ... yıl boyunca uygulandıktan sonra geçersizliğinin ileri sürülmesinin MK'nın .... maddesine aykırı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.