19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/13055 E. , 2013/18083 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, bonolar nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının davalıdan aldığı borç paraya karşılık dava konusu senetleri tanzim ederek davalıya verdiği, davacının PTT havalesi yoluyla yaptığı 14.200 TL'lik ödemelere ilişkin dekontlarda yazılı senetlerin tarihleri ve bedelleri dava konusu senetler ile aynı ise de davalının yapılan bu ödemelerin davacıya ayrıca borç olarak verilen 17.000 TL için düzenlenen aynı tarih ve bedelli senetlere mahsuben yapıldığına, bu senetlerin davacıya iade edildiğine ve ayrıca dava konusu borca mahsuben elden de ödeme yapılmadığına dair yemin ettiği gerekçeleriyle davanın reddi ile 31.850 TL'nin %40'ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket, işbu davasında davalıya vermiş olduğu bonoların bedellerinin elden ve PTT havalesi ile ödenmiş olduğunu bildirmiştir. Davalı ise davacı yanın elden ödeme iddialarını kabul etmemiş, PTT havalesi yoluyla yapılan ödemelerin ise davacının vermiş olduğu bonoların karşılığı olmayıp, davacının eşi olan dava dışı ...'in aynı miktar ve aynı tarihli olarak vermiş bulunduğu senetlere ilişkin olarak yapıldığını savunmuştur.
Davacı yan elden yapmış olduğu ödemelere ilişkin iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Ancak, dosya içerisinde mevcut PTT havale makbuzları, dava konusu olan bonoların tarihleri ve miktarları ile davacının adını içermektedir. Bu havale makbuzlarının aksini savunan, bir başka deyişle ödemelerin davacının eşine ait olan borca ilişkin olduğunu ispat külfeti davalı yandadır. Bu durumda mahkemece elden ödemeler yapıldığına ilişkin ispat yükünün davacıda, PTT havalesi ile yapılan ödemelere ilişkin olarak ise ispat yükünün aksini iddia eden davalı üzerinde olduğu gözetilerek bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.