17. Ceza Dairesi         2018/5747 E.  ,  2019/387 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK’nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 tarih, 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün ve 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu müdafii, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin,” belirtilmesi karşısında; somut olayımızda kararın sanığın yokluğunda, müdafiinin yüzüne karşı verildiği, ancak müdafiinin kararı temyiz etmediği, sanığın bu müdafiiden haberdar olmaması nedeniyle müdafiye yapılan tefhimin geçerli olmadığı ve mahkemenin 26/02/2015 tarihli gerekçeli kararının cezaevinde olan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle sanığın bu kararı süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;

Sanık için; mahkemenin 11.06.2004 tarihinde işlenen suç için 29.12.2008 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 03.03.2009 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 30.09.2014 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 26.02.2015 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.03.2009 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 26.04.2011 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK'nın 491/4. maddesinde tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, sanığın savunmasının alındığı 11.02.2005 ile mahkumiyet karar tarihi olan 26.02.2015 arasında geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
14.01.2019 DÜŞÜRÜLMESİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K765 md.491/4 K5320 md.8/1 CMK md.35 K1412 md.322 CMK md.150 CMK md.231/6 TCK md.491/4