13. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; 14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 2.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince sanığın temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 24.05.2010 tarihli tutanak içeriğine göre suçun 22.00 sıralarında işlendiğinin bildirildiği, suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre, güneşin saat 20.26'da battığının anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesi gereği sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, III- Sanık ... hakkında yapılan incelemede ise; UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre, sanığın 23.01.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılmış olması karşısında 5271 sayılı CMK'nın 223/8 ve 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık ... hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 22.01.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın