19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/16944 E. , 2013/18551 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 13.000 TL borcuna karşılık 16.000 TL tutarlı bono verdiğini, bu bonoya yönelik 11.000 TL ödediklerini, ancak davalının ödemeyi mahsup etmeden bono tutarının tamamı üzerinden müvekkili aleyhine takip yaptığını, takipten sonra da 5.000 TL ödeyerek borcun sona erdirilmesine rağmen takibe devam olunduğunu belirterek müvekkilinin davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacak aslının 33.000 TL olup yapılan 11.000 TL ödemenin bonoya konu olmayan alacağa karşılık bulunduğunu, senede karşılık ise takipten sonra ödeme yapıldığını, takipte faiz ve feriler yönünden halen müvekkilinin alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, takibe konu 16.000 TL tutarlı bonoya karşılık davacı yanca 16.000 TL ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2012/3250 E. 2012/10950 K. sayılı 02.07.2012 tarihli ilamıyla bonoya karşılık yapılan ödemelerin vadeden ve takip tarihinden sonra olduğu bu durumda davalının takip öncesi yapılan ödeme yönünden faiz ve takipten sonra yapılan ödeme için de yine faiz ve takip masraflarını isteme hakkı bulunduğu o halde mahkemece davalının icrada talep edebileceği alacak tutarının hesaplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanın icra dosyası kapsamına göre 5.427,35 TL faiz ve takip masrafı alacağının saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.427,35 TL alacak tutarının davacı borçludan tahsiliyle davalı alacaklıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira dava İİK 72. maddesine dayalı menfi tespit davası olup, menfi tespit davalarında dava tarihindeki borçluluk durumu saptanıp borçlu olunmayan kısım varsa o tutar üzerinden borçlu bulunulmadığının tespiti biçiminde hüküm kurulmalıdır. Somut olayda mahkemece menfi tespit davasının niteliğiyle bağdaşmayacak şekilde hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.