11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/355 E. , 2013/3119 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2010 gün ve 2009/...-2010/188 sayılı kararı onayan Daire’nin .../09/2012 gün ve 2011/5821-2012/13090 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan bu yana gıda, yiyecek, içecek sağlanması, restoran hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, bu amaçla “CAFE ZONE” markasının 2002 yılından beri müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının ise “ZONE EXPRESS” ibaresini kendi adına marka olarak tescil ettirdiğini ayrıca “ZONE” ve “GARANTİ ZONE” ibarelerini kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespitine, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete konu malların toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu “ZONE” ibaresinin davacının markasının esaslı unsuru olmadığını, müvekkilinin bir restoran faaliyeti bulunmayıp banka müşterilerine ayrıcalıklı bir imkan sunularak seyahat öncesinde bankaya ait bir bölgede zaman geçirebilme imkanı verildiğini ve bu şekilde bankanın kredi kartı kullanıcılarının misafir edildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “ZONE" kelimesinin her iki markanın ayırt edici baskın unsurunu oluşturduğu, her iki markanın asıl unsurlarının aynı oluşu dikkate alındığında, orta seviyede dikkatli tüketicinin markaların orijinini karıştırma ihtimali olduğu sonucuna varmak gerektiği ancak davalının markayı fiilen kullanması sebebiyle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi de istenmişse de davalının kendisi adına tescilli olan markayı kullandığı ve hükümsüzlük kararının kesinleşmesine kadar davalının tescilli markasını kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne diğer taleplerin ise reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin .../09/2012 tarihli kararı ile onanmıştır. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.