11. Hukuk Dairesi 2012/3519 E. , 2013/3394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2010/132-2011/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin "VTM virtual market" ibaresinin marka olarak tescili için ....03.2008 tarihinde başvuruda bulunduklarını, 2008/14561 numarasını alan marka başvurusunun 9. sınıftaki mallar için müvekkilleri adına tescil edildiğini, "VTM" markasının kullanımı hakkının sadece müvekkillerine ait olduğunu, davalının ise "VTM+ŞEKİL" markası için 07.11.2008 tarihinde, yani müvekkillerinin başvurusundan 8 ay sonra başvuruda bulunduğunu, müvekkilleri tarafından yapılan itiraz sonrasında davalının 9. sınıftaki malları için tescil başvurusunun reddedildiğini, oysa müvekkillerinin "VTM" olarak adlandırılan cihazların buluş sahibi olduklarını, takip yapılmadığından patent başvurularının düştüğünü, ancak markayı tescil ettirdiklerini, davalı tarafından "VTM" ibaresinin yapılan ihtara rağmen "VTM" cihazlarında kullanıldığını, bu cihazların faaliyete devam ettiğini, müvekkillerinin davalının bu haksız kullanımdan dolayı tescilli markalarını başka bankalara yada firmalara lisans sözleşmesi ile kullandıramadıklarını, ileri sürerek davalının "VTM" ibaresi kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men ve ref'ine, 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "VTM" markası ile davacılara ait "VTM Virtual market" markasının aynı veya benzer nitelikte olmadığı gibi markalar arasında halkı yanılgıya düşürecek nitelikte gerek şekilsel, gerekse anlamsal bakımdan benzerlik bulunmadığını, müvekkil tarafından kullanılan 2008/64403 nolu "VTM" markasının bankacılık hizmetlerinin sunumuna ilişkin 36.sınıf da tescilli bir hizmet markası olduğunu, davacılar adına tescilli markanın tanınmış bir marka olmadığını, davacılara ait "VTM Vitural Market" isimli markayı hiç bir zaman kullanmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf markaları arasında yüksek derecede işitsel, görsel, anlamsal ve umumi intiba benzerliğinin mevcut olduğu, davalının "VTM+şekil" markasını “bankacılık hizmetleri” üzerinde kullandığı; her ne kadar işaret “nakit para çekme makineleri, makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanlar” üzerine iliştirilmiş ise de para çekme makinesinin markası olarak değil, ilgili bankacılık hizmetini belirtmek üzere kullanıldığı davalının "VTM" ibaresini tanımlayıcı anlamıyla kullanımı ve makine siparişlerinin davacıların marka başvurusundan önce olduğu, esasen davalı bankanın "VTM" cihazı olarak adlandırılan "Görüntülü işlem ve para çekme" cihazını üretip satışını yapmaktan çok, bu makinelerle "bankacılık hizmeti" vermek şeklinde bir girişim ve fiili kullanımının olduğu; bu eylemlerinin davacılar marka başvurusundan önce başlayarak tescille sonuçlanan 36.sınıftaki hizmetler için 2008/64403 sayılı marka kapsamında kaldığı, bu nedenle davacılar markasına tecavüz niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.