12. Hukuk Dairesi
Davalı vekili, davacı tarafın müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılması yönünde dava açılmasına ilişkin almış olduğu genel kurul kararının bulunmadığını, ayrıca davacı iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 26/06/2015 tarihli ortaklar kurulu kararının TTK’nun 621/1-h bendi koşullarına uygun olarak alınmış bir karar olmadığı, dosyaya ibraz edilen diğer kararların ise davadan sonra alınmış olduğu, dolayısıyla dava açılabilmesi için gerekli yasal ön koşulun yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucu Dairemizin 27/04/2017 tarihli 2017/130 E., 2017/167 K. sayılı kararı ile, “yargılama devam ederken alınan kararın davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin olduğu, ancak mahkeme kararı olmadan bu kararın ticaret siciline tescil edilmesi mümkün olmayacağından yapılması gerekenin, ortaklıktan çıkarılma davası açılabilmesi için alınmış genel kurul kararının sunulması veya usulüne uygun olarak genel kuruldan çıkma davası açmak üzere karar alınmasını sağlayacak şekilde davacı vekiline uygun süre verilerek dava şartı eksikliğinin giderilmesi olduğu, zira tamamlanabilir dava şartının söz konusu olduğu” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.Dairemiz kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ise, ortaklıktan çıkarılma davası açılabilmesi için alınmış genel kurul kararının sunulması veya bu yönde usulüne uygun olarak karar alınması için davacı vekiline kesin süre verildiği, ancak davacı vekilinin 20/06/2016 tarihinde alınan genel kurul kararının yeterli olduğunu belirterek başkaca bir karar sunmadığı, dava açıldıktan sonra 20/06/2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karar verildiği, ancak mahkeme kararı olmadan çıkarma işlemi yapılamayacağı, dolayısıyla bu kararın usulüne uygun olmadığı, dava şartının tamamlanamadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-02/09/2015 tarihli çoğunluk ortaklar kurulu kararı alınarak ¾ çoğunluğu temsil eden ortakların tümünün, davalının haklı nedenlerle şirketten çıkarılmasını kararlaştırdıklarını, dava açıldıktan sonra ise mahkemenin yasa hükümlerini yanlış yorumlayarak bu konuda genel kurul kararı alınmasını istediğinden 26/06/2016 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul toplanarak aynı çoğunlukla aynı kararın yeniden alındığını, buna rağmen davanın reddinin doğru olmadığını, 2-Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra ilk derece mahkemesinin taraflarına kesin süre vermesi üzerine 26/06/2016 tarihli kararın yeniden sunulduğunu, zira bu kararın TTK 621/h bendini karşılar nitelikte olduğunu, mahkemenin şekli incelemeyle “dava açılabilmesi için” ibaresi bulunmadığından hareket ederek kararı yeterli görmemesinin ve davayı usulden reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki taraflarınca genel kurul kararı dava açıldıktan sonra alındığından kararda “dava açılabilmesi için” ibaresinin bulunması durumunda zaten çelişkili bir karar alınmış olacağını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın