11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/2812 E. , 2013/3726 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.11.2010 tarih ve 2008/691-2010/550 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince ... dışına satılan tekstil ürünlerinin davalı tarafından taşındığını, ihracatı ve satışı FOB ve vesaik mukabili yapılan ürünlerin, alıcı firmanın iflası nedeniyle davalı şirket deposundan çekilemediğini, bekleme süresinde çekilmeyen bu mallara ilişkin ihracat vesaikinin ... dışındaki muhabir banka tarafından ... içi aracı bankaya iade edildiğini, malın müvekkiline iadesi yönündeki sözlü ve yazılı taleplerin davalı tarafından “navlun alacağı karşılığı hapis hakkının kullanıldığı” gerekçesiyle kabul edilmediğini, oysa ki anılan satış şekli itibariyle taşıma ücretinin muhatabının ... dışındaki alıcı firma olup, mallar üzerinde hapis hakkını kullanamayacağını ileri sürerek, toplam 952 adet konfeksiyon ürününün müvekkiline aynen iadesini, olmadığı takdirde bedeli olan ....810,... Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının malların iadesini müvekkilinden talep etmediğini, malların alıcı tarafından alınmamasının sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, davacının gerçekleşemeyen ihracata rağmen FOB satışa dayanarak navlun ücretinin muhatabının alıcı firma olduğunu iddia edemeyeceğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 01.07.2008 tarihli ilama dayanılarak, davalı tarafından hapis hakkının kullanıldığı iddia edilen malların Belçika Makamları tarafından mahkeme kararına istinaden satıldığının ve Türkiye’ye geri getirilmediğinin sabit bulunduğu, ... Konvansiyonu’nun .... maddesi hükmüne göre, davalının somut olayda davacıdan herhangi bir talimat istenmediği gibi, gönderici davacının bu konudaki talimatına da davalı tarafça uyulmadığının anlaşıldığı, davalı tarafça navlun için 900 Euro gümrük vergisi için 180 Euro masraf yapıldığı, bu miktarın davacının da kabulünde olduğu, bu durumda davacının mallarının değerinden, navlun ve gümrük vergisi düşüldükten sonra bakiye miktar kadar davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle, malların fiilen ve hukuken satılmış oldukları için aynen iadesi mümkün olmadığından, bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, bedele ilişkin davanın kısmen kabulüne, (9.720) Euro’nun dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı vekilinin mahkemece alınan ek bilirkişi raporuna karşı sunduğu ....08.2010 tarihli itiraz dilekçesinde, davanın uzamaması için davalının (900) Euro navlun, (180) Euro da gümrük vergisi masrafı yaptığını kabul ettiklerini bildirmesine, yine yargılama boyunca davalının Belçika’da depo ücreti ödediğine dair hiçbir kanıtın sunulmamış olmasına ve mahkemece davacının Euro cinsinden olan alacağına 3095 SK’nın 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülmesinin, önceki bozma ilamımız kapsamında kesinleşmiş bulunmasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.