11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/18528 E. , 2013/5275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/09/2011 tarih ve 2010/650-2011/780 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıya ait ... adet otomobilin müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigorta edildiğini, ... sigorta poliçe bedelinin 4.903,99 TL olup ödenen miktar olan ....268,00TL düşüldükten sonra davalının ....653,99 TL borcu kaldığını,davalıya yapılan sözlü başvurudan yanıt alınamaması üzerine davalı aleyhine kasko sigorta poliçelerine dayalı olarak ilamsız icra takibi yapıldığını,davalının yasal süre içinde takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali ile takibin devamına,davalı aleyhine % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ; sigorta poliçesinin ... gereği poliçe hükmünde olduğunu, poliçeye dayalı takiplerin altı aylık zaman aşımına tabi olduğunu, davacının bu süre içinde itirazın kaldırılmasını istemediği için alacağın zaman aşımına uğradığını ayrıca davacının müvekkilinden böyle bir alacağının olmadığını, müvekkilinin adına kayıtlı ... plakalı aracın kaskosunun yapıldığından haberdar olmadığını, bu poliçenin yapılmamasını istediği halde davacının bu poliçeyi yaptığını, sözleşme gereği taksitler ödenmez ise poliçenin kendiliğinden hükümsüz hale gelir şartı gereği müvekkilini borçlu kılıp hakkında icra takibi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının poliçeyi feshetmesi gerekirken kötüniyetli olarak kendi lehine sözleşmeye aykırı alacak yarattığını,bu nedenlede davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece prim alacağının tabii olduğu zamanaşımı süresinin ... 1268 maddesi uyarınca iki yıl olduğu, kaldı ki icra takibinin başlatılmasının kanunda öngörülen zamanaşımı süresini kesmiş olduğundan zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davacı acentanın 16/07/2008 tarihinde davalı ile adına kayıtlı olan araçlar için iki adet kasko sigorta poliçesi düzenlediği, sigorta poliçelerine ilişkin bilgilendirme formlarında davalının imzasının bulunduğu, poliçe toplam priminin 4.903,99 TL olduğu, davalı tarafından bu iki poliçe için 22/.../2008 tarihinde 221,00TL, 22/.../2008 tarihinde 221,00TL, 03/11/2008 tarihinde 250,00 TL 03/11/2008 tarihinde 250,00TL 09/04/2009 tarihinde 240,00TL ve .../07/2009 tarihinde 1.086,00 TL olmak üzere toplam ....268,00 TL ödendiğinin davacı taraf defterleri ve sunulan makbuzlar ile sabit olduğu, her ne kadar davacı şirket defterlerinin kapanış tasdikleri olmaması sebebi ile lehine kesin delil vasfına haiz değil ise de, dayanak belgeler ile davacı cari hesabına göre takip tarihi itibari ile ....435,51 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça poliçelerde prim borcu taksitlerinin zamanında ödenmemesi halinde poliçenin fesih edileceğinin düzenlenmesine rağmen sözleşmeyi fesh etmeyen davacının akte aykırı davrandığı savunulmuş ise de, .... 1297/... fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 11/03/1997 gün ve ...-35 sayılı karar ile iptal edilmiş olması, .... 'da bulunmayan ve sigorta poliçesinin ihbarsız olarak feshine yol açacak bu gibi şartların uygulanmasının mümkün olmadığı, davalının tarafından imzalanmış formlar gereğince tarafına verilmiş poliçelerden kaynaklı bakiye prim borcu olduğu , sigorta poliçesinde belirtilmiş olan prim ödeme tarihlerinin kesin vade hükmünde olmaması nedeni ile davacının takipten önceki dönem için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, takip ile temerrüde düşmüş olan davalı yönünden işin ticari nitelikte olmadığı, ... .../....maddenin uygulanma koşullarının bulunmadığı, poliçelerde bu konuda bir düzenlemenin de bulunmaması gerekçesiyle yasal faize karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.