3. Hukuk Dairesi 2017/5149 E. , 2019/1450 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı ... vekili; dava konusu taşınmazın 150,46 m²'lik kısmının davalıya 28/07/2011-27/07/2013 tarihleri arasındaki iki yıllık dönem için ilk yıl için aylık 180,00-TL'den toplam 2.160,00-TL bedelle kiraya verildiğini, ikinci yıl kiralama dönemi için kira sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince ÜFE oranında artış yapılarak 28/07/2012-27/072013 tarihleri arasındaki kira bedeli aylık 192,00-TL'den toplam 2.304,00-TL olarak tespit edildiğini, kira bedellerinin kayyımlık hesaplarına peşin olarak ödenmesi hususunun davalıya tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından 350,00-TL dışında kira bedeli ödenmediğini, bu nedenlerle davalıyla imzalanan iki yıl süreli ve 28/07/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden ilk bir yıllık dönem için ödenmeyen 1.810,00-TL ikinci bir yıllık dönem için ödenmeyen 2.304,00-TL olmak üzere toplam 4.114,00-TL tutarındaki kira bedelinin vade tarihinden itibaren kademeli olarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; cevap vermemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile; 4.114,00-TL kira bedelinin 04/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 28/07/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre kira bedelinin aylık ve peşin olarak ödeneceğinin belirlendiği, buna göre her ay başlangıcı itibariyle kira alacağı muaccel olduğundan faiz başlangıcının da kademeli olarak işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.