8. Hukuk Dairesi 2018/9110 E. , 2018/12379 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalının itirazının kısmen haksız olduğu ve davalı borçlunun itirazının 2.405,00 TL asıl alacak ve 66.47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.471,47 TL üzerinden kaldırılması gerektiği, diğer yandan davalının haksız itirazına konu 2.405,00 TL asıl kira alacağını temerrüt süresi içerisinde ödememesi nedeniyle Borçlar Kanunu 315. ve İİK 269. ve devamı maddelerindeki temerrüt ve tahliye şartlarının oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.405,00 TL asıl alacak ve 66.47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.471,47 TL üzerinden kısmen kaldırılmasına ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davalının takip konusu döneme ait kira borcunun tamamını verilen 30 günlük süre içinde ödemediğinden tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalının alacağa yönelik temyiz itirazına gelince; Davacı tarafından 08.07.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak haciz ve tahliye istekli olarak 09.07.2015 tarihinde başlatılan icra takibinde ödeme emri davalıya 08.09.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu yasal yedi günlük itiraz süresi geçtikten sonra 17.09.2015 tarihinde icra takibine itirazda bulunmuştur. Yapılan itiraz süresinde olmadığından icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmesi yerinde değildir. Bu durumda alacak yönünden takip kesinleşmiş olup, davacının itirazın kaldırılması talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece alacak yönünden itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.