19. Hukuk Dairesi 2013/10856 E. , 2013/15185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalının temsilcisi bulunduğu dava dışı ... Birliği Holding A.Ş 'nin İş Bankasından kullanmış olduğu genel kredi sözleşmelerinden doğan borçlarına müvekkili ve dava dışı ... ile birlikte davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun asıl borçlu dava dışı şirket tarafından ödenmediğinden kefillere başvurulduğunu, üçüncü kefil olan davalının ödeme yapmadığından müvekkili ile diğer kefil dava dışı ...'nın borçları 1/2 oranında eşit paylaşıp ödediğini, müvekkilinin davalı hissesine düşen kefalet sorumluluğunun miktarını da ödediği için yasadan doğan rücu hakkı bulunduğunu, rücu hakkı kapsamında müvekkilinin yaptığı ödemenin 1/3 miktarına ilişkin alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, vekili, takip borcu muhatabının asıl borçlu şirket olduğunu, müvekkilinin dava dışı asıl borçlu şirketin hissedarı olduğunu, müvekkili tarafından bankalara ve diğer kurumlara mevcut borcun teminatını teşkil etmek üzere şahsi malvarlığından şahsi teminat verildiğini, ipotek tesis edildiğini, şahsi teminatlarının, sorumluluğunun ve riskinin devam ettiğini, ayrıca davacının yaptığı ödemelerin tahsili için asıl borçluya rücu ettiğini ve icra takibi açtığını, asıl borçlu hakkındaki takibin semeresiz kalıp kalmadığı, bu davadaki talebin muaccel hale gelip gelmediği, borcun asıl borçludan tahsil edilip edilmediği veya tahsili imkanı bulunup bulunmadığının araştırılması ve neticesinin beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, payından fazla ödeme yapan müteselsil kefilin, ödediği fazla miktar için payları oranında diğer kefillere rücu edebileceği, öncelikle asıl borçluya müracaat zorunluluğunun bulunmadığı, davacı tarafından dava dışı asıl borçlu şirketin işbankasından kullandığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcu için bir kısım ödemeler yapıldığı, icra takip tarihi itibariyle davalıdan 22.242,98 TL asıl alacak ile 2.485,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.728,29 TL talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının takibe vaki itirazının 22.242.98 TL asıl alacak ve 2.485,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.728,29 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık kefilin kefile rücu ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davacı, kefil olarak ödediği borcun davalı kefilin hissesine düşen kısmının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı kefilin bankaya yaptığı ödemelere ilişkin olarak asıl borçlu şirket tarafından verilen ipotekli taşınmazı alacağına karşılık temlik aldığı, ...
2.İcra Müdürlüğünün 2010/12593 sayılı icra dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine giriştiği ve taşınmazın satışının yapılarak tahsilatta bulunduğu dosya içeriğindeki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan icra dosyası üzerinde inceleme yapılarak yapılan tahsilat ve davacı kefilin asıl borçlu adına yapmış olduğu ödemeler birlikte gözetilerek davacının rücuya esas alacağının bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.