Sanık hakkında 01.03.2011 tarihli iddianame ile 10.07.2010 tarihli mühür bozma tutanağı esas alınarak dava açıldığı, sanık hakkında aynı yer ile ilgili Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinde 09.10.2010 tarihli tutanak ve Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinde 27.03.2010 tarihli tutanak nedeniyle ayrı davalar açıldığı, incelemeye konu davanın bu dosyalar nedeniyle mükerrer olduğu kabulü ile red kararı verildiği anlaşılmakla; her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise ayrı suçu oluşturacağı, aynı tutanak için birden fazla dava açılması durumunda davaların mükerrer kabul edilebileceği, ancak zincirleme suçu oluşturan eylemler nedeniyle teselsülü oluşturan bir eylem hakkında mükerrer olması nedeniyle red veya farklı bir karar verilmesi, teselsülü oluşturan diğer suçların suç vasfını ortadan kaldırmayacağı; ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2016 gün ve 2014/847 E. 2016/128 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, suçların zincirleme biçimde işlendiğinin tespit edilmesi ve mühür bozma tutanaklarından biri ya da birkaçı bakımından mahkumiyet hükmü verilmiş ise, eldeki diğer tutanak için zincirleme suç hükümleri uygulanarak, diğer tutanaklar bakımından açılan davalarda verilen cezanın mahsup edilmesi suretiyle hüküm verilmesi gerekeceği, şayet diğer davalarda zincirleme hükümlerin uygulandığı tespit edilmiş ise teselsülü oluşturan eldeki tutanak bakımından, zincirleme suç hükümleri uygulanırken artırım oranının daha da yükseltilerek uygulanması ve sonrasında önceki hükmün mahsubu ile sonuç cezanın belirlenmesi gerekeceği; incelenen dosya ile Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/776 Esas sayılı ve Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/332 Esas sayılı dava dosyalarına konu eylemlerin zincirleme şekilde işlenmiş mühür bozma suçunu oluşturup, teselsüle esas olan incelemeye konu bu tutanak ile mükerrer olmadığı, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/332 Esas sayılı ve Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/776 Esas sayılı dava dosyaları ile mükerrer olduğundan bahisle red kararı verilmiş ise de, incelemeye konu dosya bakımından ceza verilmesine engel teşkil etmeyeceği, suça konu tutanakların iddianame tarihlerine kadar bütün halinde zincirleme olarak işlenmiş tek mühür bozma suçunu oluşturacağı hususu ve yukarıda anlatılan ilkeler de değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
04.02.2019 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun K1412 md.321 K5320 md.8/1