11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/6667 E. , 2013/5828 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2012 tarih ve 2011/219-2012/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılında "Bayraktar" markasını tescil ettirip tek sahibi olduğunu, ... ve çevre ilçelerde tanınmış bir konfeksiyon mağazası bulunduğunu, davalının Bayraktar Düğüncü Mağazası ismi altında çeşitli ticari faaliyetlerde bulunduğu ve haksız kazanç sağladığının tespit edildiğini, müvekkilinin mukim mağazası dışında başkaca mağazasının ve şubesinin mevcut olmadığını, davalının Bayraktar ismini, müvekkilinin izni olmaksızın camekanlarda, servis fişlerinde, kartvizitlerinde, faturalarda, poşetlerinde tanıtım kataloglarında kullanarak marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, ileri sürerek davalı yanın marka haklarına tecavüzünün önlenmesine, hukuka aykırı eylemlerden dolayı davalının maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine, yoksun kaldıkları 20.000 TL'lik karın tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin babası olan İsa Bayraktar tarafından 1981 yılında açılan Bayraktar Konfeksiyon giyim mağazasının babası tarafından meşhur edildiğini, Bayraktar ticaret ünvanının 1982 yılında müvekkilinin babası tarafından kurulan ve meşhur edilen marka olduğunu, kurulan işletmenin 2005 yıl sonuna kadar açık olduğunu, 1995 yılında müvekkilinin babasının işletmenin büyük kısmını yeğeni olan davacıya devrettiğini, müvekkilinin babasının 2006 yılından sonra tekrar konfeksiyon işine döndüğünü, müvekkilinin Bayraktar Düğüncü Mağazası Recep Bayraktar adını kullandığını, hiç bir kimsenin iki dükkanı birbirine karıştırmadığını, asıl meşhur edenin müvekkilinin babası olduğunu, davacının Bayraktar markasını tescil ettirdiğini ve bu davayı açtığını, markanın bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin işareti olduğunu, müvekkilinin Bayraktar ismini marka olarak değil, ticari işletmenin ünvanı olarak kullandığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının babasının meşhur ettiği işletme adı ile faaliyetine devam ettiği, marka hakkına tecavüz saiki ile hareket etmediği gibi 556 sayılı KHK'ye dayalı iş bu davada, davacının davasının ispatlayamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının tescilli işletme adını kullanmasının işletme adı terkin edilmediği sürece, davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmemesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.