3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde davalının öz oğlu olduğunu, müşterek konuttan kendisini attığını,geliri olmadığını,davalının aylık 1500 TL geliri olduğunu, kendisinin kirada oturduğunu, belirterek aylık 500 TL yardım nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı babasının çalışacak bedeni güçte olup soğuk demirci ustası olduğunu ancak çalışmadığını, kendisinin kısa süre önce evlilik yaptığını, kredi borçları olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Yerel Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık 150 TL yardım nafakasının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyada davacı ve davalı hakkında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmalarında ; davacının demirci olduğu,çalıştığında günlük 50 TL yevmiye aldığı, 200 TL kira ödediği, fiziksel engelinin bulunmadığı, davalının ise honda servisinde işçi olduğu, aylık 1600 TL geliri olduğu, 310 TL kira ödediği, evli olduğu ve eşinin ev hanımı olduğu anlaşılmıştır. TMK 364/1 maddesine göre; Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Yardım nafakasına karar verilebilmesi için nafaka isteyenin yardım edilmemesi halinde yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Yoksulluğa düşme terimi açıkça çok sıkıntılı bir durumu ve ağır ekonomik koşulları ifade eder. Hükmedilecek yardım nafakasının miktarı yalnızca söz konusu sıkıntılı durumu önlemelidir. Yoksa, yardım nafakası yoluyla nafaka isteyenin geçiminin ve her türlü gereksinmelerinin sağlanması ve bir zenginleşme aracı olarak kullanılması söz konusu değildir.Dosyada tespit edilen davacının ekonomik durumu, yaşı, çalışmasına engel teşkil edecek fiziksel engeli bulunmaması, mesleğini halen icra etmesi, çalıştığında günlük 50 TL yevmiye alması karşısında davacının yoksulluk içinde olduğu kabul edilemez. Hal böyle iken tüm dosya kapsamından yardım nafakasının niteliği de gözetildiğinde, davacı babanın zaruret içinde bulunduğunun ispat edilememesi karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı lehine yardım nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap