Esas No
E. 2012/5626
Karar No
K. 2013/6078
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2012/5626 E.  ,  2013/6078 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27...2011 tarih ve 2011/46-2011/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin "armine" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markası ile iltibas yaratacak şekilde "sarmina" ve "sarMİNA+şekil" ibareli markaları tescil ettirdiğini, davalının marka tescillerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının markalarının tescilinin 556 sayılı KHK'nın 7. ve 8. maddelerine aykırı olduğunu iddia ederek davalının tecavüz oluşturan eylemlerinin ref'i ve men'i ile davalının 2006/44360 "sarmina+şekil" ve 2010/28273 nolu "sarmina" markalarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin markalarının davacı markalarından farklı olduğunu, iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının benzer olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 2006/44360 nolu markasının tüm sınıflar yönünden, 2010/28273 nolu markasının ise .... sınıfın tümü ile 35. sınıfta "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler parekende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog vb. diğer yöntemler ile sağlanabilir)" sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, markanın tescilli oluşu nedeniyle kullanımı marka haklarına tecavüz veya haksız rekabet oluşturmadığından marka haklarına tecavüze ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Hükmü temyiz eden davalı vekili, temyiz dilekçesinde mahkeme kararının ve davacı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Mahkeme kararı ve davacı tarafın temyiz dilekçesi kendisine tebliğ olunan davalı vekili Av. ...'ın vekillikten azline veya istifasına ilişkin bir belge dosya içerisinde mevcut değildir. Bu durumda davalı vekili Av. ...'ın vekillik görevi devam ettiğine ve mahkeme kararı 22/02/2012 günü, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise .../03/2012 tarihinde adı geçen vekile tebliğ edilmiş olduğuna göre, temyiz eden davalı vekili tarafından gerek HUMK'un 432/1. maddesinde yazılı ... günlük süre gerekse HUMK'un 433/.... maddesinde öngörülen ... günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 16/04/2010 tarihinde karar temyiz edilmiştir. HUMK’un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve .../4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu 2010/28273 sayılı marka hakkında açılan davanın atiye terkine ilişkin davacı talebinin karşı tarafın muvafakatına bağlı olması nedeniyle mahkemece bu talep doğrultusunda karar oluşturulmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin (...) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. ...- Ancak, uyuşmazlık konusu olan ve mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 2010/28273 sayılı markanın işbu davanın açıldığı tarih itibariyle henüz ... nezdinde başvuru aşamasında olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi gereğine bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi için sicile tescili gerekli olup, böyle bir dava ancak sicile kayıtlı marka sahibi aleyhine açılabilir. Oysa, yukarıda da açıklandığı üzere iş bu dava marka tescil başvurusu aşamasında açıldığına göre erken açılmış bir dava mahiyetinde olduğu halde, hükümsüzlük davası olarak nitelendirilmek suretiyle mahkemece işin esasının incelenerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine şeklinde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın açıklanan bu gerekçe itibariyle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile kararın bu bentte açıklanan gerekçe itibariyle BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K556 md.8 K28273 md.42
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog