8. Hukuk Dairesi         2018/3033 E.  ,  2019/1588 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men'i Ve Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Davacı vekili; vekil edeninin maliki olduğu dava konusu 608 ve 609 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün davalı tarafından kullanıldığını ve üzerine ağaç dikildiğini belirterek, davalının el atmasının önlenmesi ile davalının diktiği ağaçların kal'ini talep etmiştir.

Davalı duruşmadaki beyanında, dava konusu yerin ve ağaçların kendisine ait olduğunu, babasının tarım arazisi haline getirdiğini, 40 yıldır kullandıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, 20/03/2014 havale tarihli rapor ekindeki krokide A ve B ile gösterilen kısmın 608 ve 609 nolu taşınmazlardan ayrılarak davalıya ait olan 1053 nolu parsele dahil edilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, el atmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. 4721 sayılı TMK'nin 729. maddesine göre, bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır. Bilindiği üzere, haksız inşaattan (TMK mad.

724.kaynaklanan temliken tescil isteklerinin müstakil davaya konu olacağı sabit iken taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteklerinin (TMK mad.

725.savunma yoluyla da ileri sürülebileceği gerek yargısal uygulamada, gerekse öğretide benimsenen kuraldır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin; tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu belirtildikten sonra, bu talepten fazlasına veya başkasına karar veremeyeceği hükme bağlanmıştır. Açılan bir davada hakim istenilenden fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez.

Somut olayımızda, davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemiş olup, davalı tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir temliken tescil davası bulunmamaktadır. Buna karşın mahkemece kendiliğinden,

HMK 26. madde hükmüne aykırı olarak davalı ... tarafından TMK 729. madde uyarınca davacı ... aleyhine ileri sürülmüş bir temliken tescil isteği olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,18/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
18.02.2019 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K6100 md.26 K4721 md.729 K1086 md.428 HMK md.26