8. Hukuk Dairesi
1.Mahkemece 09.07.2015 tarihinde verilen gerekçeli karar; davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ’ a doğrudan mernis şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/2’ye göre; ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., , ..., , ...’na mernis şerhi olmaksızın doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2’ye göre tebliğ edilmiş olup yerleşik Yargıtay kararları ve uygulama doğrultusunda bilinen son adresi mernis adresi dahi olsa mernis şerhi konulmaksızın bu adrese önce normal tebligat yapılması, şayet bu tebligatın yapılamaması halinde mernis adresi olan bu adrese bu defa Tebligat Kanunu'nun 21/2 hükmü gereği tebligat yapılması gerekmektedir. O halde; adı geçen davalılara gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebliğlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, adı geçenlere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun biçimde karar tebliğ edilerek bu noksanlığın giderilmesi, usulüne uygun karar tebliğinden sonra temyiz süresinin beklenilmesi, 2. Davalılardan ..., ..., e gerekçeli karar tebliği, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılmış olup; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; yine, 6099 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; yine, 6099 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekir. Adı yazılı davalılar adına çıkartılan gerekçeli karara ilişkin ilk tebligatlar iade olunmuş, ikinci tebligat ise Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapılmıştır. Ancak Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğler usulsüz olup; yukarıda bahsedilen kanun maddeleri uyarınca adres kayıt sistemindeki yeni adresinin araştırılması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosya içerisine alınması, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliği yapılarak, tebligat evrakının dosyaya konulmasından ve temyiz süresinin beklenmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Mahalli Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın