11. Ceza Dairesi

Vergi mükellefi olan sanığın, görünürdeki ticari faaliyetinin cep telefonu ticareti ve kontör satışı olduğu, ancak sanığın asıl gelirini kullandığı POS cihazları ile ödeme güçlüğüne düşen kişilere en az %2 komisyon karşılığı ödünç para vermek suretiyle gerçekleştirdiği, sanığın bunu meslek haline getirdiği bu suretle sanığın tefecilik faaliyetinde bulunduğu; diğer yandan sanığın tefecilik faaliyetini gizlemek için kredi kartı çekişlerine ticari bir görünüm kazandırma gayreti ile hareket edip, her hangi bir mal -hizmet karşılığı olmaksızın kontör satmış gibi sahte faturalar düzenlediğinin iddia edildiği davada; sanığın sorgusunda, “ oğlu olan ... ile onun ortağı ... 'un cep telefonu alım satımına ilişkin iş yeri açtıklarını, kendisi emekli olduğundan vergi açısından avantaj sağlayacağı düşüncesi ile oğluna maddi destek olması için iş yerini kendi adına açtığını, ancak işyerinin işleyişi ile bir ilgisinin bulunmadığını, tüm işlemleri, alım-satımı oğlu ve ortağının yaptığını, pos cihazıyla tefecilik yapmadığını ve sahte fatura düzenlemediğini” söylemesi; sanığın vergi denetmenine verdiği ifade de ise, "Kendisinin 2008 yılında Belediye iş hanında cep telefonu kontör satışı faaliyeti ile iştigal ettiğini, bu dönemde kredi kartı borcu olan şahısların kredi kartı borçlarını ödemek veya ötelemek amacıyla kendisine geldiklerini, sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılama amaçlı kredi kartı çekimlerinden banka komisyon ve kesintileri haricinde % 2 komisyon aldığını, pos cihazı ile yaptığı tüm kredi kartı çekimlerinin en fazla % 20'lik kısmının gerçek kontör satışlarına ilişkin olduğunu, kredi kartı ile yapılan POS çekimleri karşılığı kontör ticaretinden dolayı mükellefiyet kayıtları olan mükellefler adına fiktif kontör satış faturaları düzenlediğini, POS cihazı ile yapılan kredi kartı çekimlerini mali açıdan dengelemek için aynı kişiler tarafından adına fiktif fatura düzenlenip fatura aldıklarını, kontör satış faturası düzenledikleri mükellefler tarafından adlarına düzenlenmiş kontör alış faturalarının bulunduğunu...” söylemesi; mahkemece tanık olarak dinlenen kişilerin, dava konusu edilmeyen 2010 yılında satış yapılan kişiler arasından seçilerek dinlenmiş olması karşısında; suçların unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap