11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2018/1057 E. , 2019/2683 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14/12/2017 tarih ve 2016/668-2017/1173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin çalışanı ve ortağı olduğunu, aynı zamanda 1994-2009 yılları arasında yönetim kurulu üyeliği de yaptığını, davalı şirket yönetim kurulunca alınan kararla yönetim kurulu üyelerine her ay 3.500,00 TL huzur hakkı ödenmesinin öngörüldüğünü ancak davalı şirketçe müvekkiline huzur hakkı ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL huzur hakkı alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya ödenmesi gereken tüm huzur hakkı ücretinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirket genel kurulunda alınan karar doğrultusunda davacının hak kazandığı huzur hakkı ödemesinin davacıya maaş adı altında banka yoluyla ödendiği, davacının başkaca alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.