Dava, çaplı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi, yıkım ve taşınmazlar arasında uygun mesafe bırakılması istemine ilişkindir. Mahkemece,el atmanın önlenmesi ve yıkım talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına,imara uygun mesafe bırakılmasına yönelik talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere; 1086 sayılı HUMK'un 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2 maddesi uyarınca 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL'den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiş ise de temyiz edilen bu miktarın(1.500,00 TL) temyiz kesinlik sınırı olan 1.890,00 TL nin altında kaldığı açıktır. Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'da da bir karar verilebilir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından (6100 sayılı Yasa'nın 3. maddesi yollamasıyla) davalı tarafın temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.