13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/4585 E. , 2019/387 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davacıların 21.02.2013 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçıları olduğunu, muris ...'in K...Parsel sayılı taşınmazın maliki iken davalılardan ...'a verdiği ... 7. Not. 05.11.2008 tarih ve 19626 yevmiye nolu vekaletname ile bu gayrimenkulün 55/120 ve 65/120 hissesinin ... tarafından eşi olan ...'a satıldığı, ancak muris ...'ın malvarlığında bu satışlara ilişkin bir artış olmadığını, ...'ın müteahhitlik işi ile uğraştığını, bu nedenle aslında kat karşılığı iki adet dairenin murise verilmesi hususunda murisle ... arasında sözlü anlaşma olduğunu, iki adet dairenin murise verilmemesi nedeniyle, mahkemece belirlenecek iki adet dairenin bedelinin veya arsa bedelinden şimdilik 10.000,00 TL'nin her iki davalıdan tahsiline karar verilmesin talep etmişler. Davalılar davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 176.800,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 10.000 TL talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de talebini 166.800 TL olarak yükseltmiştir. Borçlar Kanunun 117. maddesine göre muaccel hale gelen bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur, ihtar mevcut değil ise dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülür. Bu durumda dosyada davalıya tebliğ edildiği kanıtlanmış olan ve usulünce hazırlanmış bir ihtar bulunmadığından davalının 10.00 TL yönünden dava tarihinden, kalan miktar yönünden ıslah tarihi olan 23.04.2013 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, alacak miktarının tamamına, mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.