15. Hukuk Dairesi 2019/1308 E. , 2019/2141 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R -
Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın Dairemizin bozma ilamına uyularak, kabulüne dair verilen kararı davalı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.Davacı kendisinin alt yüklenici, davalının da yüklenicisi olduğu, 07.03.2007 tarihinde imzalanan ve ...'da yapılmakta olan kanalizasyon inşaatının; kanalizasyon şebeke, toplayıcı hatlar, kollektör hatları, muayene bacaları, parsel baca ve bağlantıları, terfi hatları, terfi merkezi ve üniteleri ile foseptik yapılarının imâlini konu alan sözleşmeden doğan 57 nolu hakediş bedelinin tahsilini istemektedir. Davalı ise; geçici kabulden bir yıl sonra bu alacağın davacı tarafından istendiğini, 57 nolu hakedişin tek taraflı olarak hazırlandığını ve hakedişi adlarına imzalayan ...'ın bu tarihten dokuz ay önce şirketten ayrıldığını, davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; 57 nolu hakediş tutanağının davalı yanı bağladığı ve 57 nolu kesin hakediş raporuna göre davacının davalıdan 65.761,46 TL alacaklı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.11.2015 tarih, 2015/1532 Esas, 2015/5502 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak benzer gerekçelerle davanın tekrar kabulüne karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller” başlıklı 266. maddesinde “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 282. maddesi uyarınca mahkeme, takdiri bir delil olan bilirkişi izliğin tamamlanması veya giderilmesi görevi de, aynı Kanun'un 281/2. maddesine göre mahkemeye aittir. Bu halde, mahkemece re'sen veya tarafların talebi üzerine, Kanun'un 281/3. maddesi uyarınca, yeni bir bilirkişiler kurulu oluşturulabilir. Nitekim, bilirkişi raporunun mahkemece denetimine imkân tanınması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 279/2. maddesinde; bilirkişi raporunda, inceleme konusu yapılan maddi vakıalar ile gerekçe ve varılan sonuçlara da yer verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.Yapılan bu açıklamalar ve ilkeler doğrultusunda dava konusu somut olay değerledirildiğinde, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu iki buçuk sayfa olarak düzenlenmiş ve ilk sayfasında görev tanımının, incelenen hususların yazıldığı, ikinci sayfasında Dairemizin 03.11.2015 tarih, 2015/1532 Esas, 2015/5502 Karar sayılı bozma ilamı yazılıp iki adet de fotoğraf yerleştirildikten sonra üçüncü sayfasındaki sonuç ve kanaat kısmında 65.761,46 TL hakediş bedelinin davacı tarafça talep edilebileceği belirtilmiş ise de; bu hesaplamanın nasıl yapıldığı, sonuca nasıl ulaşıldığı gerekçeli ve denetime elverişli olarak gösterilmediğinden bu raporun hükme esas alınması mümkün olmadığı gibi bilirkişilerin düzenledikleri rapora göre konusunda uzman olmadıkları ve aynı bilirkişilerden davanın çözümünü sağlayacak rapor alınması da mümkün değildir.Bu durumda mahkemece hukukçu bilirkişi katılmaksızın yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi ya da bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak davacı alt yüklenicinin ileri sürdüğü 57 nolu hakedişte yer alan imalât bedeli ve fiyat farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.