2. Hukuk Dairesi 2017/7135 E. , 2019/2935 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Dava; kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar 300,00 TL tedbir nafakası, kararın kesinleşmesine müteakip 300,00 TL iştirak nafakası olarak her ay davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı kadın lehine 20.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 10.02.2017 tarihli bu karar davalı erkek tarafından; hükmün tamamına yönelik olarak istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davalı erkeğin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile bu konuda yeniden eda hükmü oluşturulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, bölge adliye mahkemesince davalının sair istinaf başvurusun esastan reddine karar verildiği halde reddedilen istinaf talepleri hakkında ret kararı ile yetinilecek yerde "boşanma, velayet, tedbir ve iştirak nafakası, maddi tazminat ile ilk derece mahkemesi aşamasında yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücreti" hakkında yeniden hüküm kurulması doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden (HMK m. 370/2) düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.