14. Hukuk Dairesi         2016/8766 E.  ,  2019/2235 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.06.2015 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ...... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili, davalıların malik oldukları 120 ada 57 parsel sayılı taşınmazlarına diktikleri ağaçların müvekkillerine ait 120 ada 56 ve 58 parsel sayılı taşınmazlara taştığını ve ağaçlarına, çatısına zarar verdiğini; müvekkillerinin taşınmazlarına geçişlerini engellediğini, müvekkillerine ait su deposuna girerek ağaçlara verilen ilaçların sularına karıştığını belirterek davalıya ait ağaç dallarının kesilmesi suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ...... vekili temyiz etmiştir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi gereğince, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemelerinin görevli mahkeme olduğu, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise HMK’nin 4. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK’nin 383. maddesinde de aynı Kanunun 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.

HMK’nin zaman bakımından uygulanmasına ilişkin 448/1 maddesinde de bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanması öngörülmüş, Geçici 1/1 maddesine göre de yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinin kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış davalarda uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Bu durumda 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalarda görevle ilgili olarak 6100 sayılı HMK’nin hükümlerinin uygulanması gerekir.

Somut olaya gelince; dava, 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra 10.06.2015 tarihinde açıldığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Bu nedenle dava, asliye hukuk mahkemesinde görülmelidir. Mahkemece, görev hususu re'sen dikkate alınarak görevsizlik kararı verilip dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken, hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olanan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
12.03.2019 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.4 K6100 md.2 HMK md.383