Esas No
E. 2018/464
Karar No
K. 2019/2362
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2018/464 E.  ,  2019/2362 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR

HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/03/2016 tarih ve 2010/156-2016/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin kalorifer radyatörü üretimi alanında faaliyet gösteren bir şirketin sahibi olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin kalorifer emtiası ve benzeri ürün ve satış hizmetleri bakımından "ZEPHYR BY KORLE" ibareli markayı TPE nezdinde 2005/06698 nolu tescil belgesiyle kendi adına tescil ettirdiğini, davalıların ise merkezi İstanbul'da bulunan ve müvekkili ile aynı alanda ticari faaliyet gösteren ve müvekkilinin rakip firması olan Aeon Metalart Sanayi İç ve Dış Ticaret Nak. Tur. Ltd. Şti. 'nin kullanmış olduğu www.aeon.com.tr isimli web sayfasında "aeon mağaza" olarak tanıtım yapılan Aeon Ltd. Şti.'nin anadolu yakası bayiliğini yaptıklarını, davalılara ait L.A. Modern Isı Çözümleri isimli işyerinde yapılan aramada, müvekkiline ait markaların izinsiz olarak kataloglarda kullanıldığını, bu şekilde satış yaptıkları faturalarla tespit edildiğini, bu nedenle davalılar hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek davalılar tarafından müvekkiline ait "ZEPHYR BY KORLE" ibareli 2005/06698 tescil nolu markaya yönelik haksız ve hukuk dışı tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve men'ini, maddi tazminata ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, davalılardan ...'nin iş yeri sahibi ve ...'ün ise çalışan olduğunu, "ZEPHYR" adlı markanın müvekkili ...'nin ortağı olduğu İngiltere merkezli Aeon UK.LTD. Ve Pitacs Ltd. Tarafından İngiltere ve OHİM nezdinde tescil edilmiş ve halen de tüm dünyada kullanıldığını, ayrıca bu marka altında ürettikleri ürünün tasarım tesciline sahip olduğunu, dava konusu markanın Türkiye'de kullanarak davacının zararına sebep olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, çünkü “zephyr” isimli markanın satışlarının sadece yurt dışında yapıldığını, ürünün Türkiye’de "LUNAR" markası ile satışa sunulduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu markayı kullandığını, kötü niyetli olarak veya marka taklidi yapmak amacı ile hareket etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...' ün işyeri çalışanı olduğu, ele geçirilen katalog ve faturalarda dava konusu markanın kullanılmış olduğuna dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, markaya tecavüzün durdurulması, men'i ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın redddine karar verilmiştir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan, 818 Sayılı BK 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmayıp ceza mahkemesinde sabit olan maddi vakıalar hukuk hakimini bağlar. Somut uyuşmazlıkla ilgili ceza davası kararı, delil yetersizliğine ilişkin beraat hükmü niteliğinde bulunduğuna göre BK 53. maddesi uyarıca hukuk hakimini bağlamaz. Yine karar gerekçesinde yer alan aynı mahkemenin 2011/14E sayılı dava dosyasındaki uyuşmazlık ile dava konusu uyuşmazlığın hukuki konuları birbirinden farklı olduğundan işbu davada dikkate alınması mümkün değildir.

Keza davacının, davalılarca markasının işyerindeki kataloglar vasıtasıyla, markanın kapsadığı ürünlerin satışının teklifine yönelik ve yine aynı şekilde bu satışların gerçekleştiğine dair irsaliyeli faturaya dayalı ihlal iddiası bakımından sözkonusu faturalar ve kataloglar getirtilip incelenerek uyuşmazlığın çözümü gerekmektedir. Dosya içerisinde bulunan evraktan, buna ilişkin teknik bir inceleme olduğu anlaşılmamakla birlikte, davacı taraf temyiz dilekçesi ile doğrulanan haliyle davaya ilişkin olabilecek delillerin, bir başka esas üzerinden ceza dosyası emanetine gönderildiği tespit edilmiş olup; anılan itirazları da karşılar şekilde delillerin tekemmül ve tasnifi ile karar verilmesi icap ederken bu şekilde bir inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K818 md.53
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.