11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/8126 E. , 2013/7932 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... ....FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27...2011 tarih ve 2011/114-2011/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ERİŞ UN” ibareli markasının bulunduğunu, davalı şirketin ticaret unvanında ve ürünlerinde aynı ibarenin yer aldığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalının ticaret unvanındaki “ERİŞ UN” ibaresinin silinmesini ve toplam 100.000 YTL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortaklarının davacı şirketin de eski ortakları olduğunu, her iki şirketin 2000 yılına kadar birlikte çalıştıklarını, bu nedenle davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı dava da ise davacının almış olduğu tedbir kararları ile müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 42.500 YTL tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin kurucu ortaklarından ...’in aynı zamanda davacı şirketin de ortağı olduğu ve ...'in davacı şirketteki ortaklığı devam ederken 1996 yılında başka ortaklarla ittifak Halk Ekmekçilik A.Ş.'yi kurduğu, 09/03/1998 yılında da genel kurul kararı ile unvanını ... Eriş Un Gıda A.Ş. olarak değiştirdiği ve 2000 yılında davacı şirketten ayrıldığı, davalının, davacının bilgisi dahilinde yıllardan beri Eriş Un markasını kullandığını iddia etmesine rağmen 2000 yılına kadar İttifak Halk Ekmekçilik San.ve Tic. A.Ş. unvanı altında davacı şirketin ürünlerinin dağıtım ve pazarlama görevini üstlendiği, 2000 yılında şirketin konusunun değiştiği ve davalı şirketin üretime başladığı, dolayısıyla davalı şirketin 2000 yılına kadar İttifak Halk Ekmekçilik A.Ş. adı altında davacının ürünlerinin dağıtım ve pazarlamasını yaptığından davalı şirketin 1997 yılındaki unvan değişikliğinden davacının haberdar olmadığının anlaşıldığı, unvan değişikliğine rağmen ticari ilişkisinin eski unvanla devamının da unvan değişikliğinin davacıdan gizlendiğini gösterdiğini, zira ...’in 28/02/2000 tarihinde sahip olduğu hisseleri davacı şirkete devrettikten sonra .../04/2000 tarihinde markayı tescil ettirmesinin davalı şirketin unvan değişikliğinin davacının bilgisi dahilinde yapılmadığını gösterdiği, nitekim davacının, davanın başından beri özellikle de .../08/2008 tarihli dilekçesinde davalı tarafın kötüniyetli olduğunu müvekkili firmadaki hisseleri devrettiğini bu devirden hemen önce müvekkilinden gizli bir şekilde davalı firmayı kurduğunu, firmadan ayrıldıktan sonra müvekkile ait ERİŞ ibaresini kötüniyetle hem ticari unvan hem de marka olarak kullanmaya başladığını, haberdar olur olmaz karşı tarafı önce sözlü olarak uyardığını görüşmeler sonuç vermeyince de .../01/2002'de tedbir kararı talep ettiğini belirttiği, davalı vekili ise bu dilekçeye karşı verdiği .../09/2008 tarihli cevabi dilekçeyle Türkiye'de birçok firmanın ERİŞ ibaresini kullandığını, bunu kullanmanın davacının tekelinde olmadığını, tarafların soyadının aynı olduğunu savunduğu, dolayısıyla da ticari unvanın davacının bilgisi dahilinde tescil edildiğini iddia ve ispat edemediği, nitekim davalının bu ibareyi taşıyan markalarının da iptal edildiği, davacının ticari unvana muvafakat verip markaya vermediğinin kabulünün mantıki dayanağı da bulunmadığı, zira ikisinin de tanıtım vasıtası olduğu, biri şirketin faaliyetlerini diğerinin ise şirketin kendisini temsil ettiği, davalının ticari unvanını tescil ettiği günden itibaren o tarihte davacı ile olan dağıtım faaliyetlerinde bu unvanı kullandığını kanıtlayamadığı, başlangıçta tescil ettirdiği unvanı değiştirdikten sonra şirketten ayrılıp yeni unvan altında faaliyete başlamasının da unvan değişikliğinden davacı şirketin haberinin olmadığını gösterdiği, tacirlerin ticari sicil kayıtlarını günü gününe takip etmediklerinin de bilinen bir gerçek olduğu, dolayısıyla da unvanın davacının bilgisi dahilinde tescil edildiğinin ispatlanamadığı ve unvanın tescilinin kötüniyetli olduğu, bir an için kötüniyetli olmadığı kabul edilse bile davanın, davalının üretime geçtiği 2000 yılına göre ... yıl içinde açıldığı, hak düşümü ... yıl olup zaten kötüniyette de sürenin çok daha uzun olduğu, davalının her iki varsayıma göre de davasını makul sürede açtığından yasal dava hakkını kullanmasının MK .... maddesi anlamında hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle, karşı dava kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl dava yönünden, davalı-karşı davacının ticari unvanından Eriş ibaresinin silinmesine, kararın diğer taleplerle ilgili bölümü kesinleştiğinden kesinleşen kısımlarla ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.