İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
27.06.2019
REDDİNE
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Ticaret Hukuku
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
6102 sayılı TTK'da denetici organ niteliği taşımadığından ve bu nedenle de ibrası söz konusu olamayacağından gündemin 7 numaralı kararının iptali talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf talebi yerinde değildir. Dava konusu yapılan gündemin 26. Maddesi ile ana sözleşmenin "karın taksimi" başlıklı 31. Maddesi değiştirilmiştir. TTK m 452.maddesi “Genel Kurul aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde, kanunda öngörülen şartlara uyarak esas sözleşmenin bütün hükümlerini değiştirebilir; müktesep ve vazgeçilmez haklar saklıdır.“ hükmünü içermektedir.Dava konusu genel kurulun 26.maddesi ile yapılan değişiklik TTK 519. madde metninin aynen ana sözleşme hükmü haline getirilmesinden ibarettir.6102 sayılı TTK döneminde kar payı hakkı müktesep hak olmaktan çıkarıldığından buna ilişkin ana sözleşme değişikliği kararında oy birliği şartı aranmayacağından ve yapılan değişiklikle davalı şirketin kar elde etme ve paylaştırma amacı da terkedilmediğinden karın dağıtılma şeklini belirleyen ana sözleşme değişikliği kanuna ana sözleşmeye uygun ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından gündemin 26.maddesinin iptali talebini reddeden ilk derce mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf talebi yerinde değildir.Dava konusu yapılan genel kurul Gündeminin 29 ve 30.Maddeleri ile davalı şirketin dava dışı ....Ticaret AŞ ile birleştirilmesine karar verilmiş ve bu konuda yönetim kuruluna yetki verilmiştir. Yönetim kurulunun kendisine verilen bu yetkiyi kullanıp birleşme sözleşmesini hazırladıktan sonra bir sözleşme yapılacak ve genel kurulun onayına sunularak hukuki sonuç doğuracaktır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin 31/12/2012 tarihi itibariyle şirketin ödenmiş sermayesinin %42'sinin yitirildiği, dolayısıyla zarar eden davalı şirketin kar eden başka bir şirketle birleştirilmesine karar verilmesi dürüstlük kuralına aykırı olarak değerlendirilemeyeceğinden 29 ve 30.maddelerin iptali talebini reddeden ilk derce mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf talebi yerinde değildir. 28.10.2013 tarihinde yapılan genel kurulun gündemin 4. maddesi ile denetim raporunun onaylandığı ve davacının olumsuz oy kullandığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapora göre; onaylanan raporda kasa hesabı bakiyelerinin fiili durumu yansıtmadığı, 12 ay boyunca nakit fazlası bulunan şirketin kısa vadeli kredi taksitlerini ödeyememiş olmasının açıklanamadığı,6111 sayılı Yasa kapsamında 1.400.000,00 TL lik kasa mevcudunun şirkette olmadığına dair verilen beyanname nedeniyle 42.000,00 TL vergi tahakkuk ettirildiği ve ödeme yapıldığı, beyan edilen bu tutarın TL ve USD kasa hesabından çıkarılarak kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına aktarıldığı ve kasa bakiyesinin 1.098.026,75 TL'ye düşürüldüğü, buna göre denetçi raporunun mutlak şekilde doğru ve finansal yapıyı eksiksiz şekilde yansıtan bir rapor olmadığı anlaşılmakla gündemin 4 numaralı kararının iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebi yerinde değildir.Dava konusu genel kurulun gündemin 5. maddesi kapsamında bilanço ve gelir tablosunun davacının karşı oyuyla oy çokluğuyla kabul edildiği anlaşılmıştır. Gündemin 4. Maddesi ile ilgili olarak bilirkişi raporunda yapılan tespitler dikkate alındığından mali tabloların gerçeği yansıtmaması nedeniyle 5 nolu kararın iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebi de yerinde değildir.Dava konusu genel kurulun gündeminin 6. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibra edildiği görülmektedir. İbra oylamasında yönetim kurulu üyeleri ... kendi ibralarında oy kullanmamış olup, hakim ortak ...A.Ş'yi temsilen ... oy kullanmıştır. Davalı şirketin beş ortağı bulunmakta olup bunlardan ... ve.... aynı zamanda yönetim kurulu üyesidir. Yönetim kurulunda temsil edilmeyen ortak ... A.Ş'yi oylamada ... temsil etmiştir. Davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan ..., şirketin hakim ortağı ... A.Ş'nin temsilcisi olduğu anlaşılmış ise de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
6111 sayılı Yasa kapsamında 1.400.000,00 -TL lik kasa mevcudunun şirkette olmadığına dair verilen beyanname nedeniyle 42.000,00 -TL vergi tahakkuk ettirildiği ve ödeme yapıldığı, beyan edilen bu tutarın TL ve USD kasa hesabından çıkarılarak kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına aktarıldığı ve kasa bakiyesinin 1.098.026,75 -TL ne düşürüldüğü, buna göre denetçi raporunun mutlak şekilde doğru ve finansal yapıyı eksiksiz şekilde yansıtan bir rapor olmaması nedeniyle kabulüne ilişkin alınan gündemin 4 numaraları kararının iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.Gündemin 5. Maddesi kapsamında bilanço ve gelir tablosunun oy çokluğuyla kabul edildiği görülmektedir. Gündemin 4. Maddesi ile yapılan açıklamalar da dikkate alınarak davalı şirketin mali tablolarının gerçeği yansıtmadığı sonucuna varıldığından bunların kabulüne ilişkin 5 nolu kararın da iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Gündemin 6. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibra edildiği görülmektedir. İbra oylamasında hakim ortak ... AŞ ni temsilen ... oy kullanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 436. Maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacaklardır. ...davalı şirkette pay sahibi olduğu gibi, aynı zamanda yönetim kurulu üyesi ve ...AŞ temsilcisidir. Kanunu
6102 sayılı yasa 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve denetim kurulu raporunun hukuka aykırı olduğu tespit edildiği için 7 numaralı denetim kurulunun ibrasına dair kararın iptali gerekirken inceleme dışı tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin kararınının ve bunu hukaka uygun bulan BAM kararının hukuka aykırı olduğunu, Gündemin 26. maddesinin iptal edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, genel kurulda alınan 26 numaralı kararın iptali gerekirken, iptal talebinin önce yerel mahkeme tarafından red edilmesi ve akabinde istinaf mahkemesinin istinaf talebinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, Genel kurulun 29 ve 30 numaralı kararının iptal edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, genel kurulun aldığı 29 ve 30 numaralı kararın iptali gerekirken bu talep yerel mahkeme tarafından reddinin, yine söz konusu karara karşı istinaf mahkemesi tarafından reddinin hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek temyiz başvurusunun kabulü ile, istinaf dairesi kararının temyiz incelemesi sonucunda bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; TTK 446.maddesi uyarınca müvekkili şirkette sahip olduğu pay sayısı gereği genel kurulda karar alınmasında etkili olmayacak olan davacının bu kararların iptalini talep etme hakkı bulunmadığını, 28/10/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5 ve 6 numaralı kararların kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme tarafından iptaline karar verilmesi ve akabinde istinaf dairesince bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek temyiz başvurusunun kabulü ile, istinaf dairesi kararının temyiz incelemesi sonucu bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGITAY BOZMA İLAMI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27/02/2019 tarih 2017/4112 Esas 2019/1575 Karar sayılı ilamında; "6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanunu
HMK md.353/1
TTK md.139
TTK md.436
TTK md.436/2
K6111 md.6
K6102 md.29
TTK md.490
K6102 md.436
K313 md.6
K6102 md.436/2
TTK md.519
K6111 md.5
TTK md.446
K6102 md.26
K6100 md.2