13. Hukuk Dairesi

Davacı, davalı ile arasında her yıl yenilenen sağlık hizmet sunumu sözleşmesi hükümlerine göre tarafından işletilen Özel ... Hastanesinde genel sağlık sigortası kapsamındaki hastalara hizmet verildiğini, davalının 01.08.2013 tarihinde tebliğ edilen cezai işlem konulu 24.07.2013 tarihli yazısı ile genel sağlık sigortası kapsamındaki hastalardan ilave ücret alındığı gerekçesiyle 211.541,63-TL cezai işlem uygulandığının bildirildiğini, 2012 yılı sözleşmesinin 11.3.1. maddesine göre fesih uygulanması gerektiren fiilin tespiti halinde yazılı savunma istenmesi kuralına uyulmadığını, savunma hakkı kısıtlanarak ceza verildiğini, kaldı ki hastalardan ilave ücret alınmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine, ödeme halinde ise ödenen bedelin istirdatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 01.08.2013 tarihinde tebliğ edilen 211.541,63-TL cezai şartın 158.656,22-TL bölümünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından tahakkuk ettirilen ceza 09.10.2013 tarihinde davacının hakedişinden tahsil edildiğinden 158.656,22-TL alacağın ödeme tarihi 09.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 08.12.2016 tarih ve 2015/10092 esas, 2016/23050 karar sayılı ilamı ile "Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek zeyilname 3 adı altında 21.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren sağlık hizmet sözleşmesinin 11.3.6. maddesine göre belirlenen ceza üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; cezaya konu olan ilave ücretlerin fatura tarihi 2011 yılıdır. Faturaya konu usulsüzlük davalı kurumca 2012 yılında tespit edilip ceza 2013 yılında kesilmiş ise de taraflar fatura tarihi olan 2011 yılındaki imzaladıkları sözleşme hükümleri ile bağlıdır. Hal böyle olunca, mahkemece fatura tarihinde geçerli olan sözleşme temin edilerek ilave ücretin alınmasına ilişkin bu sözleşmede bulunan hükümler uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap