DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2018/1158 E. , 2019/490 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, 15/02/2011 tarihinde re'sen terkin edilen vergi mükellefiyetinin, 29/10/2009 tarihi itibariyle terkin edilmesi gerektiğinden bahisle bu tarihten sonraki mükellefiyet kaydının iptali istemiyle 14/09/2012 tarihinde dava açılmıştır. Dava dilekçesi ile mahkemenin ilk ve ısrar kararına yönelik temyiz dilekçelerinde nakliye şirketleri için zorunlu tutulan K1 belgesi alınamadığından davacı şirket adına kayıtlı tek aracın 17/11/2008 tarihinde satıldığı ve şirketin resmi ve fiili olarak faaliyetine son verdiği belirtilmektedir.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan sorgulamada, 27/10/2014 tarih ve 8681 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca müdürlük tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 07/07/2014 tarih ve 8606 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan ve içinde davacının da yer aldığı anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin 23/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiklerinin Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından tescil ve ilan olunduğu anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davanın reddine karar verileceği;
14.maddesinin altıncı fıkrasında ise 15. madde hükmünün davanın her safhasında uygulanacağı düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun tüzel kişilerle ilgili ikinci kısmının "Hak Ehliyeti" başlıklı 48. maddesinde, tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil oldukları;
49.maddesinde, tüzel kişilerin, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanacağı;
50.maddesinde ise, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu oldukları belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 588. maddesinde, limited şirketin ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanacağı;
637.maddesinde, sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse, müdürün, birden fazla müdürün bulunması halinde en az iki müdürün, bunu ticaret siciline tescil ve ilan ettireceği belirtilmiş, 545. maddesinde, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesinin tasfiye memurları tarafından sicil memurluğundan isteneceği, istem üzerine silinmenin tescil ve ilan edileceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun geçici 7. maddesinde, 01/07/2015 tarihine kadar maddede belirtilen halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtların silinmesine ilişkin hususların ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Belirtilen kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmekle sona ereceğinden ve tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulacağından, tüzel kişiliği re'sen ticaret sicilinden silinen davacı şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir. Davacı şirketin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 03/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.