3. Hukuk Dairesi 2012/16605 E. , 2012/20978 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I
Davanın niteliği gereği duruşma isteğinin reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Davacı vekili; müvekkili ile davalının ...
28.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2002 gün ve 2002/596 E. 453 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını, anılan boşanma ilamı ile velayetleri davalıya verilen müşterek çocuklar ... ve ... için iştirak nafakasına hükmolunduğunu, ancak müşterek çocukların ergin olmalarına rağmen davalının hüküm altına alınmış olan nafakayı icra takibine konu ettiğini ileri sürerek; müşterek çocuklar için hüküm altına alınmış olan iştirak nafakalarının ergin oldukları tarihlerden itibaren kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; müşterek çocuklar ... ve ...’ın ergin oldukları ve eğitimlerinin devam etmediği gerekçesiyle iştirak nafakalarının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dava; iştirak nafakalarının kaldırılması istemine ilişkin olup, davacı babanın çocuklarına karşı olan nafaka yükümlülüğü onların ergin olmasıyla sona erer (TMK. md.328/1).Somut olayda; müşterek çocuklar ... ve ...’ın dava tarihinde ergin oldukları, davalı annenin ...’ın ergin olmasından önce birikmiş olan iştirak nafakalarının icra marifeti ile tahsilini talep ettiği, dosya kapsamı ile sabit ve tartışmasızdır. Diğer taraftan, davada müşterek çocukların kısıtlandıkları ve bu nedenle davalının velayeti altında bırakıldıkları da ileri sürülmemiştir (TMK. md. 419/3). Buna göre; çocukların velisi sıfatıyla davalı anneye karşı açılmış olan davanın, pasif husumet ehliyeti (davalı olma sıfatı) yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken, mahkemece bu yön göz ardı edilerek, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.