12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/17762 E. , 2013/24646 K.
"İçtihat Metni"
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçi, gönderilen haciz ihbarnamesinde doğacak hak ve alacakların haczedilmesinin mümkün olmadığını belirterek bu kısmın iptalini talep etmiş, Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak 3. kişi nezdinde mevcut bir alacağın haczi mümkün olup, ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. Bu nedenle İİK.nun 89.maddesi gereğince 3.şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla (fiili durumla) sınırlı olacağından ileride doğacak, doğması muhtemel bir hakkın bu aşamada 3. şahısça bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi yukarıda açıklanan nedenle muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle, şikayetçi 3. kişinin bu hususu şikayet konusu yapmasında hukuki yararı bulunmadığından istemin reddi yerine kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.07.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
karşı oy yazısı: Haciz ihbarnamesinin gönderilmesi; borçlunun üçüncü kişi nezdinde alacağının bulunması koşuluna bağlıdır. Henüz mevcut olmamakla birlikte ileride doğması muhtemel bir alacak için haciz ihbarnamesi gönderilmesi ancak; üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığı halinde mümkündür. Böyle bir hukuki ilişki bulunmadığında doğacak alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilemez.(İİK. md.89, B.Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s:491-492) Haciz ihbarnamesinin belirtilen ilkelere aykırı düzenlenmesi, eş deyimle yasaya veya hadiseye uygun olmaması halinde iptaline ya da düzeltilmesine karar verilmesi İİK'nun 17/1. maddesinin amir hükmüdür. Somut olayda; şikayetçi ile borçlu arasında yukarıda belirtilen nitelikte bir hukuki ilişkinin varlığı iddia ve ispat edilmediği gibi ileri dahi sürülmemiştir. Doğacak alacaklar yönünden haciz ihbarnamesi gönderilmiş olmasının yasaya aykırılığı nedeniyle hukuki sonuç doğurmayacağı mahkemenin ve temyiz incelemesi yapan Dairemizin kabulünde olmakla aynı gerekçe ile ileri sürülen şikayet gerek mahkemece ve gerekse Dairemizce aynen benimsenmiştir. Bu durumda eylemli olarak kabul edildiği anlaşılan şikayetin kabulüne karar verilmesi bir zorunluluk iken şikayetin reddini öngören bozma ilamı benimsenen kabülle uyumlu olmayan bir sonuca varılmasına sebebiyet vermiş olup mevcut haliyle Yargıtay ilamı kendi içinde çelişkili hale gelmiştir. Zira; hukuki sonuç doğurmayacak bir haciz ihbarnamesinin düzenlenmiş olması "yasaya aykırı-hadiseye uygun olmayan"(İİK. Mad. 16/1) bir icra işlemi olmakla aynı yasanın 17/1 madde uyarınca iptali veya düzeltilmesi gerekmektedir. Yasaya aykırılığı ve hadiseye uygun olmadığı sabit olan şikayet konusu işlem karşısında İİK'nun 16,17/1 ve 89. maddeleri uyarınca icra mahkemesince şikayetin kabulü ile doğacak alacaklar yönünden haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden hükmün onanması görüşüyle sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.