Esas No
E. 2013/18341
Karar No
K. 2013/24971
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2013/18341 E.  ,  2013/24971 K.

"İçtihat Metni"

ESAS NO: 2013/18341
KARAR NO: 2013/24971

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; taraflara yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı  tebligatının  usulsüz olarak tebliğ edildiği ve diğer fesih nedenlerini ileri sürürek ihalenin feshini istemiş, mahkemece ihalenin usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı kabul edilerek istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.

Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte; davacı borçlunun kredi sözleşmesindeki  adresine icra emri tebliğe çıkartıldığı muhattabın adresten ayrılması  ve 2. farklı adresin tespit edilmesi üzerine ikinci adres olan  adresine sevkedildiği ve bu adresten de ayrıdıldığı tanınmadığı gerekçesiyle 09.03.2012 tarihinde icra emrinin iade edildiği, bunun üzerine söz konusu   adresine tekrar icra emri tebliğe   çıkartıldığı ve  çıkartılan ikinci icra emri tebligatının  da aynı gerekçeyle 23/03/2012 tarihinde iade edilmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre  05.04.2012 tarihinde icra emri, alınan kıymet takdiri raporu da aynı şekilde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 05.04.2012 tarihinde,  yine satış ilanı  tebligatının da  aynı adreste  Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre  06.09.2012 tarihinde 'mernis adresi şerhi eklenerek'   davacı borçluya  tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 6099 Sayılı Yasa ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesinde; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.              Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/8.maddesi uyarınca, tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda, buna ilişkin kaydın (şerhin) tebliğ evrakı üzerine yazılması zorunludur. Bir diğer anlatımla 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun  21/2.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebliğ evrakı üzerine tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kayıt düşülmesi zorunludur.        Diğer taraftan, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için ise, bu maddenin, tebliğ tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olan 6099 Sayılı Yasanın 9.maddesi ile değişik 2.fıkrası uyarınca, muhatabın, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilememiş olması zorunludur.         Somut olayda şikayetçi borçluya çıkartılan icra emrinin bila tebliğ iade gelmesi   üzerine tespit edilen adrese yeniden  icra emri  tebligatı  çıkartıldığı ve  icra emri  tebligatının   05.04.2012 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca yapıldığı, bundan sonraki tebliğ işlemlerinin de aynı adres esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine  göre   gerçekleştirildiği görülmektedir.         Satış ilanının borçluya tebliğ tarihi olan 06.09.2012 tarihi itibariyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10, 21 ve 35. maddelerinde değişiklik yapan 6099 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.Dosyanın  mahalline geri çevrilmesi neticesinde   İlçe Nüfus Müdürlüğü' nden gelen 03.06.2013 tarih 641 sayılı  yazıda  borçlu   en son kaydının 24.06.2009 tarihinde olarak yapıldığı ve adresin 05.07.2012 tarihinde başka bir ailenin kayıt yaptırmasıyla  kapandığı  ve adı geçenin merniste başka adresinin bulunmadığının bildirildiği   görülmüştür.

Bu durumda nüfus müdürlüğünden gelen yazı itibariyle ipotek borçlusunun  satış ilanı tebliğ tarihinde adrese dayalı kayıt sisteminde adresinin bulunmadığı sabittir. Bu nedenle   borçlu davacının adrese dayalı kayıt sisteminde kayıtlı olmayan adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan satış  ilanı tebliğ işlemi usulsüzdür. O halde mahkemece  borçlu davacıya çıkartılan satış ilanı  tebliğ işlemi usulüne uygun olmadığından ihalenin feshine karar  verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlunun  temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.