12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/18341 E. , 2013/24971 K.
"İçtihat Metni"
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; taraflara yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatının usulsüz olarak tebliğ edildiği ve diğer fesih nedenlerini ileri sürürek ihalenin feshini istemiş, mahkemece ihalenin usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı kabul edilerek istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte; davacı borçlunun kredi sözleşmesindeki adresine icra emri tebliğe çıkartıldığı muhattabın adresten ayrılması ve 2. farklı adresin tespit edilmesi üzerine ikinci adres olan adresine sevkedildiği ve bu adresten de ayrıdıldığı tanınmadığı gerekçesiyle 09.03.2012 tarihinde icra emrinin iade edildiği, bunun üzerine söz konusu adresine tekrar icra emri tebliğe çıkartıldığı ve çıkartılan ikinci icra emri tebligatının da aynı gerekçeyle 23/03/2012 tarihinde iade edilmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre 05.04.2012 tarihinde icra emri, alınan kıymet takdiri raporu da aynı şekilde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 05.04.2012 tarihinde, yine satış ilanı tebligatının da aynı adreste Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre 06.09.2012 tarihinde 'mernis adresi şerhi eklenerek' davacı borçluya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 6099 Sayılı Yasa ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesinde; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır. Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/8.maddesi uyarınca, tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda, buna ilişkin kaydın (şerhin) tebliğ evrakı üzerine yazılması zorunludur. Bir diğer anlatımla 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebliğ evrakı üzerine tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kayıt düşülmesi zorunludur. Diğer taraftan, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için ise, bu maddenin, tebliğ tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olan 6099 Sayılı Yasanın 9.maddesi ile değişik 2.fıkrası uyarınca, muhatabın, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilememiş olması zorunludur. Somut olayda şikayetçi borçluya çıkartılan icra emrinin bila tebliğ iade gelmesi üzerine tespit edilen adrese yeniden icra emri tebligatı çıkartıldığı ve icra emri tebligatının 05.04.2012 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca yapıldığı, bundan sonraki tebliğ işlemlerinin de aynı adres esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre gerçekleştirildiği görülmektedir. Satış ilanının borçluya tebliğ tarihi olan 06.09.2012 tarihi itibariyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10, 21 ve 35. maddelerinde değişiklik yapan 6099 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.Dosyanın mahalline geri çevrilmesi neticesinde İlçe Nüfus Müdürlüğü' nden gelen 03.06.2013 tarih 641 sayılı yazıda borçlu en son kaydının 24.06.2009 tarihinde olarak yapıldığı ve adresin 05.07.2012 tarihinde başka bir ailenin kayıt yaptırmasıyla kapandığı ve adı geçenin merniste başka adresinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda nüfus müdürlüğünden gelen yazı itibariyle ipotek borçlusunun satış ilanı tebliğ tarihinde adrese dayalı kayıt sisteminde adresinin bulunmadığı sabittir. Bu nedenle borçlu davacının adrese dayalı kayıt sisteminde kayıtlı olmayan adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan satış ilanı tebliğ işlemi usulsüzdür. O halde mahkemece borçlu davacıya çıkartılan satış ilanı tebliğ işlemi usulüne uygun olmadığından ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.