"İçtihat Metni"3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında anılan Kanun'un 42. maddesi uyarınca 1.343,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına ve yapı durdurma tutanağı tarihi olan 03/05/2017 tarihinden itibaren bir ay içinde yapısını kaldırmasına ilişkin ... Encümenin 12/05/2017 tarihli ve 1137 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kabulü ile söz konusu idarî yaptırım kararının kaldırılmasına dair Milas Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/03/2018 tarihli ve 2017/966 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/09/2018 gün ve 8627 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2018 gün ve KYB-2018-77345 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/8. fıkrası uayrınca ile idarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görüleceğinin düzenlendiği ve 15 Kasım 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 05/04/2007 tarihli ve 2007/35 esas, 2007/36 sayılı kararında da "İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca para cezası verilmesi işlemi, imar mevzuatına aykırı bir yapılanmanın tespiti, önlenmesi veya giderilmesine yönelik idari bir işlemin devamı niteliğinde olduğundan, Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca idari yaptırım kararının yanı sıra idari yargının görev alanına giren başka bir kararın da verilmiş olduğunun ve buna bağlı olarak söz konusu para cezalarına karşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda, İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı Sulh Ceza Mahkemesinde açılan dava, itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin görevine girmemektedir." denilmiş olmasına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/02/2018 tarihli ve 2018/690 esas, 2018/818 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarına karşı açılacak davaların çözümünde idarî yargı yerinin görevli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;