Davacı, davalılardan satın aldığı 2011 model aracının çeşitli yerlerinde boya kalınlıklarının farklı olması nedeniyle gizli ayıplı olduğunun 3. kişiye satışı sırasında ortaya çıktığını, bu nedenle aracı satamadığı gibi dolandırıcı durumuna düştüğünden büyük üzüntü yaşadığını iddia ederek, 3. kişiye satışın iptali dolayısıyla yapılan noter masraflarıyla, 5.000TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini ve davaya konu aracın yenisi ile değişimini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davacının manevi tazminat talebinin reddine, aracın yenisi ile değiştirilmesiyle ilgili davanın kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalılardan satın aldığı aracın gizli ayıplı olduğunu iddia etmiş; Mahkeme ise 20.02.2012 tarihli bilirkişi raporunu benimseyerek, hüküm tesis etmiştir. Oysa, dosyada alınan bu rapor yetersizdir. Mahkemece yapılacak iş, aralarında kimya mühendisinin de bulunduğu yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, fabrika standartlarının, emsal araç boya kalınlıklarının araştırılması ve gözetilmesi suretiyle, söz konusu araçtaki boya kalınlığının imalat hatası olup olmadığı, bu durumun üretim aşamasında hangi sebepten dolayı oluştuğu ayrıca bu kalınlıkların standardının ne olduğu hususlarının ayrıntısıyla açıklandığı, doyurucu bir rapor alınması ve buna dayanarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.