2. Ceza Dairesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın SEGBİS aracılığıyla yüzüne karşı verilen hükme ilişkin 30/07/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmış ise de; sanığın SEGBİS kanalıyla yüzüne karşı verilen 15/05/2015 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltılması nedeniyle, sanığın öğrenme üzerine 30/07/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suç tarihine göre, sanığın tekerrüre esas nitelikte sabıkası bulunmadığı halde hakkında tekerrür hükümlerinin yazılı şekilde uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümler fıkralarından çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap